kabus bir geceydi...uyanıp uyanıp ağladığım, ağlayıp ağlayıp uyuduğum...oysa gecenin sabaha geçişi belkide bir mesajdı...çünkü eninde sonunda sabah oluyordu..karanlar hep sürmüyordu ki...
koşturmacayla başladı sabah...son kez sordum benimle gelecek misin?gelmeyecem dedi...kızı nereye bırakayım dedim...bana ne dedi...sonra kızı alıp arkadaşıma bıraktım...biraz sohbet ettik...sonra kadıköye birlikte ineceğim arkadaşımla buluştum..istikamet şeker doktorun ofisi...onu görünce neşelendim birden...keyifliydim...24 saat önce acıdan kıvranan kadın nereye gitti bilemedim...
şeker doktorumun, bu dünyada beni tek anlayan adamın karşısındayım artık...koltuğu o kadar rahat ki, kendisi o kadar huzur verici ki....hiç bıkmadan günlerce onunla konuşabilirim...birinin seni anladığını bilmesi çok rahatlatıcı...
ilaçlarımın iyi geldiğinden bahsettim ona...dozları değişmedi..kanda 4 ay içinde belli bir seviyede tutunuyorlarmış...demekki yazın sonuna bu işkence azalmış olacak...inşallah...ödevlerimi yaptığımı , sosyal faaliyetlerime devam ettiğimi anlattım...ve konu birden eşime geldi...zaten yıllardır hep konu eşimdir...ONU SEVİYORMUSUN? dedi...durdum...düşündüm...emin olamadım...ve SEVMİYORUM dedim...ama ona bir şey olursa üzülürüm dedim...biliyormusun bütün bu takıntının nedeni eşin dedi...eşim beni aç bırakmıştı...duygusal olark bitiktim ...desteksiz şefkatsizdim...PEKİ ŞU AN O NE YAPIYOR?dedi...bilmiyordum...kahvededir genelde...biliyormusunuz bugün benimle gelmesini çok istedim ama gelmedi dedim...peki kızın nerde dedi...kızımın nerde olduğunu babası bilmiyordu..ben doktora gittiğim için babası onunla bugün ilgilenebilir ve birlikte vakit geçirebilirlerdi...ama baba kafasına göre yaşıyor..benide kızıda hiç bir işi olmamasına rağmen yapayalnız bırakıyordu....oysa ne garip benimle gelen arkadaşımın çocuklarına şu an babası bakıyordu...kızımı bıraktığım arkadaşımında kocası şu an kızları gezdiriyordu...ve benim koca bırak bunları yapmayı merak edip aramıyordu bile...
konuşma öyle bir yere vardı ki SİZCE BOŞANMALIMIYIM diye sordum...şu an önümüzde en büyük engelin (takıntımın)olduğunu öncelikle o engeli benim hayatımdan çıkarmamız gerektiğini söyledi şeker doktorum...bir kavşağa gidiyoruz tuğba, sen önüme bu engeli koydun..o engeli kaldıracağız ve sonrasında kavşağın hangi yönüne gideceğimize karar vereceğiz...onun öncesinde yapmamız gereken bazı şeyler var...onları deneyeceğiz ve sonrasında karar vereceğiz dedi...peki kocamdan kurtulduğumda sorunlarım bitecek mi?kocanla ilgili sorunları bitecek....
birden kocam gözümden bir azrail oldu...ben kendimi suçlamaya öyle programlanmışım ki, onunda suçu olabileceği aklıma gelmemişti...
önce kişiliğini iyi tanımalısın dedi... mükemmeliyetçi, aşırı hasas ve aşırı duygusal kişilik...bunlar ısrarla söylüyorum çok güzel özellikler ama güzelliklerinin yanı sıra kötü yanları sana acı veriyorlar...şu an duyguların seni yönetiyor, oysa sen duygularını yönetmelisin...en güzeli bu...ve ne olur yanlış hedef koyma, hedef unutmak değil...unutmayacaksın...ama duyguları yöneten sen olacaksın....dedi...
kafam bir dünya çıktım ofisten...takıntımdan kurtulmalıydım...bu işi bitirmeliydim...ilaçlarıma güvenip çekeceğim acıdan korkmamalıydım....
verdim sırtımı beşiktaş iskelesine doğru...esti ..esti...esti rüzgar....