gönlüm...gönlüm...gönlüm...başımın belası....
pes etmezsin...kendine inat, kendine zarar yaşarsın...
doğru yolu görür ama görmezden gelirsin...
sızlar sızlar..yanar yanar ama vazgeçmezsin...
sen neyle oynadığını bilirmisin gönlüm?
bir ateş var avuçlarında şimdi...gönlünde nafile bir dert...elde etsen , sahip olsan derdin geçer mi gönlüm?
bu kadar hiç köşelere sıkışmamıştın değil mi?bu kadar fenasına , bu kadar gaddarına rastlamamıştın...sen hoyrat ellere alışkın değilsin..neden eğip boynunu gitmezsin gönlüm?
gördün mü hayat ne gösterdi sana...sen elindeki altından vazgeçmeye razıyken , ellerindeki tenekelere mücevher gibi bakanları gördün ...altınından olunca mı anlayacaksın teneke gibi yaşamayı...sen etme, eyleme gönlüm...
durdun durdun bunca zaman...açmadığın o ellerin semaya kalktı...sen Allaha döndün ve dedin ki ''bu derdi al benden Allahım''bıçak kemiğine dayandı mı gönlüm?
bir dert olaydı, takılıp kalaydın ona..o dert çivinin çiviyi söktüğü gibi bu derdi alıp gideydi...parmağını şıklataydı bir sihirbaz, ve bu dert gideydi senden gönlüm....
sen derdine ağlarken, sen derdine yanarken, sen erirken o dertle o dert seni gördü mü gönlüm?
evet gönlüm, duygusalsın, hasassın...o yüzden hemen kırılır dikiş tutmazsın....atsam atılmaz , satsam satılmazsın...nedir senden çektiğim gönlüm?
9 Mayıs 2012 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder