pırıl pırıl bir pazar sabahıydı...günlerden beri aynı şeyi düşünmekten sıkılmıştım..ya hep uyumalı ya tamamen unutmalıydım..aklıma geldi ben eskiden böyle havaları kaçırmazdım...ne zamandır çıkmadım...ne zamandır ailecek çıkmadık...hadi çıkalım dışarıya...kocam güvenle tutsun elimi, kızım şımarıklıklar yapsın...bu dünya üçümüzün üzerine kurulu olsun..geçmiş , gelecek, hepsi bitsin..ben kızımla ve kocamla doğmuş gibi olayım..içimdeki acı geçsin, kavga geçsin, umutsuzluk, savaş, bi halta yaramayan ama beni yoran her şey geçsin...bir rüyadan uyanayım ve çok şükür rüyaymış diye sevineyim...bunlarda olacak inşallah...
bugün deniz kabukları müzesine gittik..kemal bey 40 yıldır deniz kabuklarını biriktiriyor..kabukların çoğu yurt dışından gelmiş.ve genç yaşta ölen oğlu can ın adını vermiş müzeye kemal bey...günümüz çocuklarında artıkı kalmamış olan koleksiyoon yapma duygusunu aşılaması açışından müze faydalı..üstelik kabuklar öyle şirin ki insanın içine neşe saçıyor..dragosun taaa tepesindeki bu müze gezilmeli...
3 yorum:
ufff bayıldım hepsineeee !
nyks
en iyisini yapmışsın. :)
müzeyi de çokk merak ettim
Ben de severim deniz kabuklarını..
Yorum Gönder