karman çorman bir gündü...kız ben uyanır uyanmaz kokumu aldı sanki ve o da uyandı...gerisi büyük bir koşturma..duş, kahvaltı, kocanın dırdırı (adam benimle yarışıyor, altta kalmaması lazım sanki )koştur koştur kızın arkadaşının doğum günü var , hediye almaya git...aaa süpriz eğitim ödeneği yatmamış, kocanın nasıl düştün elime sırıtışı, bak bana mecbur kaldın hahaha ...vermiycem sana tek kuruş, burnun sürtsün tripleri, benim kendimi tutamayıp ağlayışım, kızın ben bunu istiyorum!!!çığlıkları derken kızı doğum gününe götürecek ailenin gelişi, benim kocanın melekleşmesi, kızın gidişi, kocanın gidişi ve benim kadıköye başlayan yolculuğum...
dolmuş milimetrik gidiyor, e-5 berbat...randevu saatine geç kaldım, kadıköyde eylem varmış, her taraf polis kaynıyor, iğrenç bir trafik...taksiye atladım..ne farketti...randevuya geç kaldım...
şeker doktordan özür diledim.trafiği anlattım...bugün doktor biraz yogun mu, yoksa benim beynim yorgunda onu da yorgun mu algılıyorum..konuştuk her zamanki sırayla , her zamanki kelimelerle...obsesyonumla savaşmam gerektiğini söyledi..ilaç artı savaşmış...yoksa kalırmış yerinde..tamam dedim..kocayla ilşkimizi sorguladı her zamanki gibi..farklı karekterlermişiz..benim mükemmeliyetçi kişiliğim ondan çok şey beklediği için sürekli sorguluyormuş onu...her istediğimi yapamazmış, yüzde yüz olmazmış ama bende taviz vermeden ortalardan bişeyler bulmalıymışız..
ah doktor bey, kardeşim bana diyorki şanslısın iyi bir kocan var, iyi bir çocuğun var, her şeyin tam bu hastalıklar şımarıklık, ilgi çekme taktiği...şeker doktor bundada benim yanımda..kesinlikle hastasın , bu senin genlerinden gelen bir şey, bunu değiştiremeyiz, eğer hasta olmasan sana ilaç vermezdim..tabi senin niyetin dikkat çekmek olsaydı sende gelip tedavini olmazdın, hiç bir şey yapmadan şikayet ederdin..çünkü dikkat çekmek isteyen insanlar bunu yapar, şikayet ederler ama gayret gösterip tedavi almazlar..hasta olmasan ben seninle niye uğraşayım, bir şeyin yok der gönderirdim, ilaç vermezdim...ama doktorcum diyorum, genlerin altına sığınıp işin kolayına kaçmakla suçluyor kardeşim beni diyorum..koskaca eczacı kardeşin nasıl böyle düşünüyor anlamıyorum diyor...
konuşmanın sonu tam bir hayal kırıklığı..çünkü bu randevu tarihimizi kolonoskopiye göre ayarlayan, xanax başlamaktan bahseden, kolonoskopiyle ilgili çalışacağız diyen şeker doktorcum hiiiiç bunlardan bahsetmiyor..tam gitmeme yakın hocam kolonoskopi için xanax demiştiniz diyorum...yani aslında ben en çok bunun için gelmiştim...önceki konuşmamızda mutlaka içmelisin diyen şeker doktor buskas yazayım onu iç diyor..
işte ben burda çıldırıyorum ..tabi içimden...önceden farklı şimdi neden farklı...not almamış mı önceki görüşmemizde kolonskopi korkumu..bu adam aynı türküyü tutturmuş gidiyor..9 aydır aynı şeyleri konuşuyoruz...çocukluğuma inmedik, bilinçaltıma inmedik, geçmişime inmedik..la filmlerde böyle olmuyordu bu iş...
çıkıp muayenehaneden kulaklığımı takıyorum...artık psikiyatrist değil bir psikolog bulmam lazım...benimle konuşsun, ikna etsin...psikiyatristler doktor oldukları için ilaç yazıp göndermekten başka yetenekleri yok..demekki bilim psikiyatrist ile psikoloğu ayırdığına göre benimde ayırmam gerek...iyi bir psikolog nerden bulunur...şimdi onu aramanın zamanı...
kadıköy normale dönmüş...mağzalara bakıyorum...giysiler deniyor, kitaplara dokunuyorum..mis gibi kokan simit beni çekiyor , elimde simit yiyerek geziyorum..kafam bomboş...
artık eve dönme vakti..dolmuşta kavga ediyorlar, ben müzik dinliyorum...
akşam olmuş...o doktora verdiğin paralarla araba alırdık diyor kocam..hiç sesimi çıkarmıyorum..biliyorumki psiko ile başlayan devamlı bir doktorum olmalı..çünkü zamanında ben o doktora gitseydim barsaklarımı kaybetmezdim..barsaklarımdaki ülser stresten çıktı..eğer bu tedavilere devam etmezsem ilerde kalp , kanser ne ararsan beni bulacak..çünkü dünya inanmasada ben biliyorum ki, gen havuzundan bu hastalık bana çıktı..akıllıca onunla savaşmam lazım..bunun ilgi çekmekle alakası felan yok..yaşayan bilir ve ben yaşadım gördüm..
kararım, arada ama arayı açarak 3 ayda bir şeker doktora gitmek onun dışında bir psikolog bulup onunla konuşmak..şeker doktor ilacı ne zaman bırakacağıma karar versin, psikologda şu lanet olasıca mükemmeliyetçi kişiliğimi törpülesin...
hak dostum hak..insana kendinden başka kimsenin faydası yok..ama bazen aciz kalıyorum..aklım küçük şeyleri kaçırıyor..Allahım bana bir melek gönder...
evde her şey sabahki gibi...koca dırdıra devam...kız gittiği doğum gününden internette bir oyun öğrenip dönmüş..şimdiki çocuklar doğum günleri gibi günlerde bile internette oyun oynuyorlar..üzüldüm..
dün nerdeyse hiç internete giremedim..gece 4 te kalkıp yazıyorum..bunları paylaşmam lazım...çünkü anlatacağım ve hatta anlayacak biri yok etrafımda..içimde kaldı..ve onları şimdi özgür bırakıyorum..artık gidip yatabilirim...
4 yorum:
sana söyledigimde kabul etmiyorsun bize akıl verenlerin,psikiyatırların hayatınıda gördüm ben sen kendini kendin iyileştireceksin.ki Allah sana verdi sen sabır ve ilac yardımıyla bunlarıda atlatacaksın canım gececek.
herşey bir anda kesilecek sevgilerimle özüm mutlu kal canım.
Canım ya sen ankaraya bi gelsene.
Sen güçlüsün diyorum tınlamıyon bacı dr a ihtiyacın yok senin sen git bi araba al kocana sonrada her hafta bana gel yeter :)
yaşamayan asla bizmez gerçekten şu anlaşılıyorki ister eğitimli ister cahil olsun kimsenin gözünde piskolojik rahatsızlıkların bi adı yok ne acı ki en kötü hastalık onlar nerden vuracağını bilmiyorsun çünkü bu kalp hastalığı değilki ilaçı daya yaşa ama nerde bunu anlayacak anlayışlı insanlar ben senin hep mükemmeli istediğine inanmıyorum sende bi sorun yok bence ah bide cevremizdekiler azıcık tartsa kendini hayat bizim için bu kadar zor olmazdı
Yorum Gönder