22 Şubat 2011 Salı

BLOG DOSTLUĞU VE YARLI BİR DURUM ANNE

2007 den beri blog yazıyorum.normal hayatımda yapamadığım her türlü şımarıklığı, içimdekileri , hayallerimi, acılarımı , her şeyimi ama her şeyimi döktüm bloğuma...hayatımın bir özeti oldu kapattığım bloğum ve bu bloğum..

eğer bloğum olmasaydı ne yapardım bilemiyorum.eminim bana kazandırdığı çok şey var.çoğu zaman düşünmüşümdür ''kim kimin derdini dinlemek ister ki, kim benim gibi bir aptalın hatalarını, hayal kırıklıklarını, acılarını, saçmalıyışlarını okumak ister''zaman zaman yazmışımdırda ''beni nasıl okuyorsunuz şaşırıyorum diye...oysa bir insanın tanımadığı bir insanın dertleriyle hemhal olması için GÜZEL BİR YÜREĞİNİN olması gerekir.demekki beni okuyanlar o altın kalbe sahip.

çünkü biz günlük hayatta insanlarla iletişimdeyken bir takım sosyal kalıpların içinde maskelerimizle yaşıyoruz.ve çoğu zaman karşımızdaki duygularını ifade edemiyor yada biz anlayamıyoruz maskeliyiz, tutuğuz..istesekte gizli bir güç izin vermiyor.

oysa sanal dünyada bu böyle değil..hesaplar , kitaplar, sosyal baskılar yok...ahanda olduğum gibiyim.çoğu akrabamın yada dibimde yaşayan bir çok kişinin göremeyeceği kadar şeffaf ve açığım.

ve benim bu halime kucak açan, beni destekleyen, ilgileriyle hayata tutunmamı sağlayan dostlarım var sanal dünyada..bu ne güzel, bu ne muhteşem bir duygu...

aslında beni okurken, farkındasınızki bir İNSANIN kişisel gelişimine, onun bireysel tarihine, onun kozadan çıkma gayretine tanıklık ediyorsunuz.onu varlığıyla olduğu gibi KABUL EDİYORSUNUZ..hayatım boyunca bunu aradım ben.beni anlayan ve varlığımla kabul eden insanları...

o yüzden yıllardır kapatmadım bloğumu, bunalımlara girip kapatacak duruma düşsem hep birileri tuttu elimden.devam et dedi içimdeki o duygulu ses..

bunun için beni okuma zahmetine giren herkese kucak dolusu teşekkür ederim.sizler güzel yürekli, muhteşem insanlarsınız.

ben yaşıyorum işte...içtiğim ilaç mı yapıyor bilmem arada lönk diye tutuluyorum.akşam erkenden yatıyor sabaha karşı uykumdan annemi düşünerek uyanıyorum.bir fatura kesmem lazım sanki birine...onunla yaşadıklarım onun bana yaşattıkları geliyor aklıma.nedense günlerdir hafızamda hep annem var.onu atamıyorum.onunla ilgili milyonlarca detayı anlatırken buluyorum kendimi.

1976 da sıcak bir yaz gününde doğuyorum.anne ve babamın ilk çocuğu olarak.annem yüzüme bakıyor ve yüzünü buruşturarak ''babannesine benziyor ''diyor.oysa babannem dünya iyisi bir insan aslında.

ben daha 9 aylıkken kız kardeşime hamile kalıyor.ardından ölen kız kardeşime, o ölüncede erkek kardeşime hamile kalıyor.oysa ben evlenirken bana o sinir ses tonuyla diyor ki ''habire çocuk doğurmak yok''...ben sadece 1 kez hamile kalıyorum 14 senelik evlilik hayatımda.düşükler yok, çocuk aldırmalar yok...

ananem hayatımın baş kahramanıydı belkide.DÜNYADA EN ÇOK ONU SEVDİM..kızımı bile o kadar sevemedim.ananemin ilk torunuyum.onun hayatıyım.belki bencil davranıyor.toruna karşı bu kadar sevgi niye?neden büyüdüğünde onu bu sevgiden dolayı suçluluk duygusuna itersin?

annem o kadar çocuk doğurup bir yandanda çalışınca işine geliyor beni annaneme itmek.ama sonra bakıyor ki, beni kaybedecek ömür boyu o tutunduğu baskıcı tavrıyla beni ananemden koparıyor.

tabi çok canım yandı.belki ilk psikolojik bunalım firesini orada verdim.ananemden ayrılmam mümkün değildi.o benim tek aşkımdı.ağladım, yemek yemedim...ama annem hiç umursamadı...her zaman tavır buydu...kendi bildiği çok değerliydi, senin acıların önemli değil...

orta okula başladığımda artık vucudumda değişmeye başladı.ve ergenliğin o asiliği çöktü üzerime.ben asileştikçe annem dahada asabileşti.vucudumla dalga geçti.halalarıma benzeyen memelerim, babanneme benzeyen yüzüm, babama benzeyen huyum başıma bela oldu.kızım kadar şişman değildim mesela ama hep çok şişko olamamla alay ederdi.şimdi artık gerçekten şişkoyum anne oldu mu?onun gözünde hep tembeldim.derslerim kötüydü, okumazdım...oysa teşekkür almışımdır hep..öğretmenlerim kötü bir laf etmemiştir.

tabi bir de namusum meselesi vardı.namusum konusunda o kadar katıydı ve öyle şeyler söylerdi ki, ben oğlanlarla yatıyorum kalkıyorumda haberim mi yok derdim.bir oğlan dünyadaki en kötü yaratıktı.birine aşık olmak dünyanın en kötü şeyiydi onun gözünde...ve benim değerli , kıymetli bir kızlık zarım vardı.korumalı, korumalıydım.oysa anne cinsellikle benim alakam yoktu biliyormusun, bunları sen soktun beynime...

lise 1 deyken isyan ettim artık.sevgilimde oldu, derslerimde kötüydü, üstüne şişmandımda.al rahatladın mı anne...

ananemde yaşıyordu dibimdeydi ama ona karşıda ilgisizdim.mutlu musun anne?oysa ben çok mutsuzum anne...bunalımlardayım.ve yanı başındayım beni gözlemliyor musun?acılarımı görüyor musun?görmedi...

sen istedin üniversiteyi kazandım.sen istedin , o oğlanı bıraktım, sen istedin arık 45 kg yim...mutlu musun anne?değilsin,...seni hiç mutlu edemedim...bir gece uykumdan felç geçirmişcesine titreyerek uyandım.o benim ilk panik atağımdı.beni tedavi ettirdin mi anne?

okul bitti...22 yaşımdayım.o güne kadar bir tek kendi başıma yaptığım iş yok..alışveriş bilmem, fatura bilmem, parayı idare etmeyi bilmem...beni samandırada okula yakın sobalı bir ev tutup bıraktın tek başıma.çok bunalımlara girdim.ilk yatırdığım faturayı, ilk taşıdığım poşeti, ilk yaptığım tonla şeyi o yıl unutamıyorum...

ve ilk karşıma çıkan adamla ilk tatilde nişanlandım anne.mutlu musun?artık o yapsın işleri, o idare etsin beni..kişiliğim gelişmedi ama olsun, o kocam olsun, o korusun, o olgun olsun, o idare etsin...

ama o da çok gençti be anne...beni anlamayacak kadar genç ve toydu.sen benden büyüktün , sen anlamadın o adam nasıl anlasın ki...
anne, mutlu musun?evlendim, evime geldiğinde ''bu kadar eşyayı seçmeyi nasıl başardı senin gibi biri''dedin.mutlu musun anne?arkadaşlarım yardım etti.evi tuttum, eşyaları aldım, gelinliğimi diktirdim, kocamın damatlığını alacak kadar para biriktirdim.namusumu kaybetmeden kocama o kıymetli zarımı verdim.mutlu musun anne???

evlendim.iki ay sonra hamile kaldım.sen öyle pis kalpliydin ki, kızım mayısta doğduğunda utanmadan dedin ki ''ben hesapladım iki aylık evliyken hamile kalmışsın''dedin.sen beni ne sandın anne????

sonra kızıma el attın.onu hayatın yaptın.onu da gençliğimi, huzurumu aldığın gibi almak istedin.ben vermeyince niye bu kadar kıyametleri kopardın anne???artık büyüğüm sana boyun eğmek istemiyorum dediğimde ''seni kocan öğretiyor''diye tutturdun, oysa anlasana benimde bir beynim var anne!!!

21 şubat akşamı o karlı istanbul akşamında beni ardın ''ananen ne yapıyor?''dedin.ben iki gün önce rüyamda görmüştüm''ben ölüyorum gel yanıma demişti''ben sana o rüyayı anlatamadan ''ananen öldü'dedin.artık rahat mısın anne?öldü...onu yeterince sevmeme izin vermeden öldü..

ananem öldü...ben hiç ağlamadım.hiç bir tepki göstermedim.kimseye anlatmadım..ve kabuslar başladı.her gece rüyamda ananemi görüyordum ve korkarak uyanıyordum.onu beynimden atmak istiyor ama atamıyordum.ben onu sakladıkça o rüyalarımda beni rahatsız ediyordu.sonunda kafayı yedim mutlu musun anne?????

bundan bir süre sonra ellerim uyuşmaya başladı.ilk depresana başladım..üzüldün mü anne?gerçekten mi?

yazlığında beni kovmaların, babamı üstüme salmaların, kafana esince tutan hezeyanların , ''baban beni aldatıyor''diye tuturup hepimizi babamdan soğutuşun...rahat mısın anne?

sonra seni aldatamasın diye kolundan tutup hacca götürdün babamı.benim hayatımı mahvettin, Allah şimdi tüm o günahlarını affetti mi anne?sen hacca gittiğinden beri benim Allahla aram kötü, bunu farkettin mi anne?

sonra bir gün benim barsaklarım kanamaya başladı ''vallahi psikolojik diye tutturdun''benimle zorla hastaneye geldin.testleri verirken ofladın pufladın, dayanamadın evine kaçtın.ben ilk kolonoskopimi olurken , kocam sevk almaya gitti, kızım 7 yaşında ve kartal devletin o kalabalığında bir başına koridorda bekledi.bense o odadan ömür boyu beni bırakmayacak bir hastalığım olduğunu öğrenerek çıktım.o gece iyi uyudun mu anne???

sonra birden anladın bu kız hasta kurban kestin, vicdanını rahatlattın, ''ona kötü bir şey olacağına bana olsun''dedin ve bir yıl sonra göğüs kanserine yakalandığında bunu üstüne basa basa söyledin ''ben Allaha dua ettim sana kanser geleceğine bana geldi ''deyip beni suçluluk duygusuna boğdun.mutlu musun anne?Allah senin dileklerini veriyor, bense Allahtan kopuyorum mutlu musun?

sonrası depresanlar, raporlu barsak ilaçları, gencecik taze bir adamın, şişman , huzursuz karısı, 10 yaşında bir kızın annesiyim ben...kocam geçende ''daralıyorum''diye tutturduğumda boğazıma yapıştı ve ''istersen seni öldüreyim hepsi geçer biter ''dedi.ne dersin anne ben ölürsem mutlu olur musun?

daha 9 yaşımdayken kardeşlerimi ve beni eve bırakıp okula giderdin.giderken derdin ki ''ben gelene kadar sen evi süpüreceksin , kardeşinde bulaşıkları yıkayacak''ben evi süpürürdüm ama eve geldiğinde ''bu ev süpürülmemiş''diye kıyametleri koparırdın...ev işlerinden nefret ettim ömrüm boyunca.ne zaman ev temizlesem bunalıma giriyorum.ev işlerini iyi öğrettin mutlu musun anne???

bak ne kocam, ne çocuğum aç kaldı, ne evim pis, ne kocamla , çocuğum pis gezdi...ben kibar , sadık bir ev hanımıyım.ama HUZURSUZUM anne, ne yaparsam yapayım atamıyorum huzursuzluğu...sen kabus gibi çöküyorsun üstüme...seninle barışamıyor, senden nefret ediyorum.herkes annesini bu kadar çok severken, ben seni hiç sevmiyorum, istediğin oldu mu anne????

bir kaç ay önce erkek kardeşim nişanlandı.ben ev borcu ödememe rağmen canımı dişime takıp , it gibi çalışıp nişana geldim .dedin ki ''halalarınız bana çok kötü davranıyordu, sende gelinime kötü davranacaksın.sakın görümcelik yapmaya kalkma , buna izin vermem''dedin.anne, ben o gelini görmeyecem bile, görümcelik aklımdan bile geçmiyor....ama gene suç bende kalmasın kızın telefon numarasını filan almadım, hiç aramadım bile gelini, rahatsız etmek istemedim.şimdi kız istanbula gelince ''gelini ara , evine çağır''diye tutturdun, niye hiç aramadın diye fırça attın..sen ne diyorsun anne???

bayram yemeğini birlikte yiyoruz..gelin yanımda oturuyor.gelin gelmeden öyle çok fırça attı ki bana , yemek yiyecek halim yok.zaten seni görünce panik ataklarım tavan yapıyor.gelininin yanında demesin miki ''gelin zayıf diye onu KISKANIYORSUN da ondan yemiyorsun''diye...yerin dibine girdim.ne saçmalıyorsun anne????

ve 10 gün önce evimdeydin.''sen bu prozacı ölene kadar iç''diye emrettin.seni hiç sevmiyorum anne...sen hastasın...sen benide hasta ediyorsun...beni rahat bırak anne...

ben ev alırken tutturdun ''bu yaşta ev mi alınır, sizin yaşınızdayken bizim arabamız bile yoktu''diye....maddi hiç yardımın olmadığı gibi, sana hediyeler aldıkça zevkten dört köşe oldun.üstünede ''ev almasaydın hasta olmazdın''dedin...sürünsemiydim anne???

benim evden dönüşte babamla kavga ettin ''bende çalıştım ama kızlarım gibi kazandığımı yedirmedin bana.onların kocası paralarını ellerine veriyor, ne istese yapıyor.sen yapmadın''diye babamla kavga ettin.evlatlarını kıskanmak nasıl bir duygu anne???

seni içimden , ruhumdan, bebekliğimden, çocukluğumdan, ergenliğimden, genç kızlığımdan, lohosalığımdan, panik ataklarımdan, barsaklarımdan çıkarıp atmak istiyorum...buna izin verecek misin anne?????

14 yorum:

Adsız dedi ki...

Cümleleri kuruyorum sürekli bozuluyor kelimeler kaçıyor benden..
cidden söyleyecek birşey bulamıyorum ne garip bir duygu :(
Seni yüreğinden öpmek istiyorum acın biraz diner mi?
İlk defa okuyorum ve sımsıkı sarılma geldi şu an içimden.
Ne kadar güçlü olduğunu hissettim hep dik dur.
Sevgiler
Ülkü

Profösör dedi ki...

Bu bir manifesto. İyi ki içini boşaltmışsın. Seni okudum. Bana bu duygular yabancı degil. Bütün bunları aşacaksın. Mutlaka adli ilahi var. En büyük güç Allah ve Sensin.

Ebru dedi ki...

Tamamını okuyamadım canım ama demek istedim ki iyi ki kapatmamışsın blogunu ve iyi ki tanımışım seni.

Okul bitti 22 yaşındaydım da kaldım akşam hatırlat:)

Blogda başlayıp gerçekte devam eden dostluklar da oluyor örn.yazın geleceksin ya ankara ya:)

Ebru dedi ki...

-ki lere bak beeh

Adsız dedi ki...

okurken içim acıdı.Keşke demiyeceğim nasılsa değişmeyecek ama tuğbacım kendini yaşanmışlıkları ancak bukadar güzel analiz edilebilir,senin elinde şekil alan bir kız çocugu büyümekte,onun için tüm yapmak istediklerini,değişmesini istediğin tüm etkenleri sil baştan .sanalda olsa tüm içtenliğimle sarıldım sıkıca sana.

selinka dedi ki...

yeminle bunların hepsini yaşadım.halada yaşamaktayım
ama onu affetmek bana iyi geldi hatda kendimi cok güclü hissediyorum o hasta canım.benimkide hasta ama şu gercek sen onu fazla kahlayae alıyorsun.kızkardeşimle 15 tatilde aynı lafları yaptık.yalnız degilsin canım.üzülme herşey bir sabah bakmışın bitmiş olacak.hatda kardeşim ölsemde kurtulsam senden dedi.bence cok acı.anne olmak ve bu lafları duymak.sevgilerimle

havvanur dedi ki...

tugbamm çogunu yaşadı bzm neslimiz ayıp ve günahlarla büyüdük sindirildik ama sen cesursun yazıyorsun helal diyorum sana keşke okuma şansı olsaydı annenin bu yazıyı ama büyüklük sende kalsın yinede:(((cahil olsaydı normal derdimde okumuş yazmış bi kadın anacıgında tubacım demi en çok üzücü olanda o

Momentos dedi ki...

Ne desem...kelimeler kifayetsiz kalıyor. :( İlahi adalet var, bunu biliyorum.. yaşadığın sürede görürsün ya da göremezsin bu belli olmaz. Ancak herşeyin farkında olan bir kadın, bir evlat, bir anne, bir insan olarak kendi çocuğunla eminim ki, çok yalın bir ilişki kurmuşsundur. Döngüden seni bu kurtaracak. Daha önceki yazında bir takım önerilerde bulunmuştum -bilmeden-. Hayatını öyle ya da böyle eline almış olman ve farkındalığın adım adım (biliyorum zor cidden zor) çözüme götürecek seni... Güzel kardeşim, bu hayatta senin payına düşen öğreti de buymuş. Geçecek, kendini diplerden hızla çıkaracağın ve derin derin nefes alacağın günler gelecek ! buna inanıyorum... yalnız değilsin, asla !..

Sıcacık sevgiler gönderiyorum sana...

neselihaller dedi ki...

okudum...bir daha okudum...hepimizin annesiyle babasıyla bazı problemleri var ama senin kadar yaralımız var mı bilemiyorum....yaralarının kabuk bağlamasına izin vermelisin...yoksa sürekli kanayacaklar....sevgiler

NANİ dedi ki...

Sevgili özü güzel, yüreği güzel , tahminim yüzü de güzel kardeşim;

Bu güne kadar yaşamış oldukların her ne kadar acı olsa da,gel işi hesaba vuralım..Sen kendini annenin yerine ,zor da olsa bir koy. Sen yaparmıydın ve yaptın mı annenin yaptıklarını.. Kızına, sana davrandığı gibi mi davrandın? Evi temizlettin mi, gururunu kırdın mı,sevgisiz/şevkatsiz bıraktın mı? ilerde seveceği adamı yargılayacak mısın? Evini kocasını,kilosunu eleştirecekmisin?

Hiç sanmıyorum. Annen aslında sana nasıl çok iyi bir anne olunacağını öğretmiş canım benim. O na teşekkür etmeli,şükran duymalısın.. Ya sen onun gibi bir anne olsaydın, hiç mi düşünmeyip vicdan azabı çekmiyecektin.. Şükretmelisin ki tüm bu yanlış davranışları sen değil o yaptı.. Evet çok canın yandı, çok çok üzüldün hasta oldun.. Ama Hak katında kimbilir neler kazandın.. Bir de onu affedebilirsen var ya... Ne güzel olur ve bence o yürek var sende.. Her koyun kendi bacağından asılacaktır, bilirsin..
Kur-an da demiyor mu sevdiğim kulumun başına verdiğim dert onun alameti farikasıdır diye. Seninki de annen miş.. Şükür ki kocan ve kızınla bir ailen var. Ya onlar da olmasaydı... Dul bir kadın olarak, artı annenin çilesiyle bir yaşamı düşünebiliyor musun?
Mevlam ne eylerse güzel eyler.. bir zaman içindir der herşey... o bir zaman gelince anlıycaz bunca acıyı neden çektiğimizi.. Yüreğini ferah tut, Allah dan uzaklaşma. O
rahim sıfatıyla en büyük affedici.. Ve biz kulları Ona benzemeye çalışıyoruz . Bizleri kendi ÖZ'ÜN den yarattı.. Senin güzel ismin gibi, ÖZ'ÜM..

SENİ SEVİYORUM,
Allah çilesi dolmuş kullarından eylesin inşallah...

NANİ dedi ki...

Sevgili özü güzel, yüreği güzel , tahminim yüzü de güzel kardeşim;

Bu güne kadar yaşamış oldukların her ne kadar acı olsa da,gel işi hesaba vuralım..Sen kendini annenin yerine ,zor da olsa bir koy. Sen yaparmıydın ve yaptın mı annenin yaptıklarını.. Kızına, sana davrandığı gibi mi davrandın? Evi temizlettin mi, gururunu kırdın mı,sevgisiz/şevkatsiz bıraktın mı? ilerde seveceği adamı yargılayacak mısın? Evini kocasını,kilosunu eleştirecekmisin?

Hiç sanmıyorum. Annen aslında sana nasıl çok iyi bir anne olunacağını öğretmiş canım benim. O na teşekkür etmeli,şükran duymalısın.. Ya sen onun gibi bir anne olsaydın, hiç mi düşünmeyip vicdan azabı çekmiyecektin.. Şükretmelisin ki tüm bu yanlış davranışları sen değil o yaptı.. Evet çok canın yandı, çok çok üzüldün hasta oldun.. Ama Hak katında kimbilir neler kazandın.. Bir de onu affedebilirsen var ya... Ne güzel olur ve bence o yürek var sende.. Her koyun kendi bacağından asılacaktır, bilirsin..
Kur-an da demiyor mu sevdiğim kulumun başına verdiğim dert onun alameti farikasıdır diye. Seninki de annen miş.. Şükür ki kocan ve kızınla bir ailen var. Ya onlar da olmasaydı... Dul bir kadın olarak, artı annenin çilesiyle bir yaşamı düşünebiliyor musun?
Mevlam ne eylerse güzel eyler.. bir zaman içindir der herşey... o bir zaman gelince anlıycaz bunca acıyı neden çektiğimizi.. Yüreğini ferah tut, Allah dan uzaklaşma. O
rahim sıfatıyla en büyük affedici.. Ve biz kulları Ona benzemeye çalışıyoruz . Bizleri kendi ÖZ'ÜN den yarattı.. Senin güzel ismin gibi, ÖZ'ÜM..

SENİ SEVİYORUM,
Allah çilesi dolmuş kullarından eylesin inşallah...

Adsız dedi ki...

dumura ugradim. birdaha birdaha okudukca okudukca. söyleyecek kelimem yok cok büyük yaralar sürekli kanayan her baktikca kanyan komsu degilki bu kapiyi kapatip yok sayasin.... bugün yazdigin yaziyida okumak istiyorum ondan sonra.

papatya dedi ki...

nerden başlasam ne desem bilmiyorum ağlayarak okudum her cümleni eminim bu yazdıklarından daha fazlsını yaşattı annen sana cünkü benimki yaşattı ve ben ne yazıya ne dile dökemedim içimde bir yerlerde taş gibi duruyor benim hayatımı söndüren annem ve devam ediyor biliyormusun bu yazıyı sanki ben yazmışım gibi geldi belki senin bir çok yazdığına böyle söyledim ama doğru bu kadar ortak noktamız var diye mutlumu olmalıyım yoksa ne olduğu bilinmedik kaderimizin benzerliğinden ürpermelimiyim 30 yaşındayım 2 çocuğum her gün işten gelince bana sarılıp beni çok sevdiğini söyleyen bir kocam var ama mutsuzum beni asla terk etmeyecek hastalıklarım var umut doğduktan sonra anladımki benn hep mutsuz kalacağım çünkü annem var doğduğum andan itibaren hayatımı zehir eden annem . sen bu kabusu yenersen yani geçmişin ve geleceğindeki bu acılardan nasıl kurtulacağını yoklarmış gibi davranmayı öğrenirsen zira bilmiyorum ama umudum var bence o kadar güçlüsünki benden çok güçlüsün ne olur banada söyle bi akıl ver desem ayıpmı olur bir gün inşallah bir gün bu kabus bizim için biter bizde başkaları gibi annemizden ailemizden mutluluk ve özlem içinde bahsedelim tek dileğim bu

iç ses... dedi ki...

yazılarını neden hep yarıda kesip tamamlayamadığım belli oldu aynı yaralar bendede var :( senin yazıların beni çok etkiliyor onun için okumak istemiyordum.ben hala içimde yaşıyorum senin gibi yazıya bile dökemedim bende hep neden neden diyerek yaşıyorum ama hiç Allah'a isyan etmiyorum yine çareyi huzuru onda arıyorum çünki Allah'tan başka gerçek dostumuz yok biliyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...