1 Aralık 2010 Çarşamba

LÜTFEN YAPMA

kitap aşkı da manyak bir aşk.sabah sabah kitap aşkım tuttu...paramda yok.son kalan çeyreğimi bozdurdum.doğru kitapçıya gittim.aklımdaki kitap farklıydı fakat aldığım kitap farklı oldu.faik özdengülün ''aşkın terapisini''arıyorum.fakat bulmak ne mümkün.internetten alış veriş yapamadığım için kardeşime mail attım.henüz cevap gelmedi.

neyse elif şafak ın yeni kitabını aldım.heyecanla akşam olsada okusam diyorum.okula gittim ordan.kitabı daha koklamadan...bizim okulda bir kaç kişi var çok beleşçiler.onlar hiç kitap almaz ama benim hep okuduğumu bildikleri için beni sıkıştırıp dururlar.ben yıllarca verdim ama bu işe epey para ayırıpta edindiğim kitapların çoğu ortalıkta yok oldu.sinir oldum.kimseyle paylaşmak istemiyorum.zaten kimsede benle paylaşmıyor.zaten ben başkasının seçtiği kitabıda okumam.kendim beğenip almalıyım.onun zevkide ayrı.

tam bu noktada elimdeki kitabı alan türkçe öğretmenimiz , ben lafa dalmışken diğer arkadaşlarla ortadan kayboldu.Allahım o kitap için heyecan duymuşum, normalde istemem ama isteyeyim kitabımı diyorum fakat utanıyorumda.içimde yükselen o ses diyor ki ''o kitabı bugün okumazsan çatlarsın''

aynen öyle dedim ''arkadaşım kitap sende mi kaldı, o kitabı okumazsam çatlarım''

ama o ne dedi????

ben bu akşam okur yarın sana veririm......

kitabı kim aldı?senin mi?benim kadar heyecanlansaydın bir kitap için sabahın köründe gider alır mıydın?benim yaaa ver onu...

DİYEMEDİM

lütfen yarın getir dedim.yani bu akşam ve yarın sabah kitap okuma zevki yarım kaldı....

ne olur insanlara karşı hassas olalım.benim malım benim malım.lütfen kimse kimsenin özel keyfine parmağını sokmasın.çek elini kitaplarımdan....

8 yorum:

Profösör dedi ki...

Kitabı her okuyandan bir yirmilik, her okumayandan da iki yirmilik almalısın. deli dumrul gibi. yoksa bunlar kitap değeri bilselerdi, sabahın köründe kitapçı kuyruğuna girerlerdi.

Adsız dedi ki...

ya canım Allah sabır versin sendede varmı bilmiyorum ama bende bir takıntı vardır,bir şeyi alınca ilk ben acmak isterim kitapların o ilk kokusu beni bayar mis gibi,veya yeni eşyanın poşetlerini acıp ilk dokunan olmayı cok severim bu yüzden ayakkabı bile biri getirince denemem cok hoşuma da gitse yapmam,bazıları vardır sürekli birilerinin eşyalarını kullananlara da sinir olurum.kendime yapılmasını istemedigimi başkasına yapmam.kitaptaki ilk dokunma cok hoşuma gider,pırılpırıl sayfalar.hiç kat oluşmamış.kırılmamış ciltler.bak nede cok derdim varmış.hatda kızkardeşim bazen kitap alınca oku der yok sen okuda ben öyle okuyum derim o hak diye düşünüyorum.Allahım bu insanlar hiçmi birşey düşünmez.başkasının kitabı okunurmu ama seni kutlarım ben asla izin vermezdim.bunu bana yapmasına,ve yüzünede söylerdim hoşlanmam lütfen yapma bunu diye ah benim daha 40 fırın var kendimi egitmeme...sevgilerle canım...

Unknown dedi ki...

selinka, insanlara bu kadar sabrettiğim için kronik dertlerim var.normal hayatta müthiş kontrollüyüm ama sonra acısı çıkıyor.bu arkadaşım sevdiğim bir insan belki ya sabırın nedeni buydu .ama arkadaşınn yaptığı tabi kötüydü.bakalım bugün ne olacak...

Adsız dedi ki...

yokk ya dedim.Nasıl bir eğitimci,hiç sormadan alıyor ve kendi kendine karar veriyor pes.Öz'üm hakketten bukadarda sabretme yani bazen bazılarına duygularını ifade et içinle değil karşındakiyle konuş sen iyi bir anlatıcısın eminim.sevgiler.

Unknown dedi ki...

''sen iyi bir anlatıcısın eminim''sağol...

Adsız dedi ki...

sevgili özüm yorumunu blogda yayınlamadım,
bana özel diye. ama sana cevap yazdım canım, ayrıca keşke melek olsam,bu kadar acı cekmezdim.hayatın getirdiklerinden. sevgilerle mutlu kal canım...

Profösör dedi ki...

Bir kahve içmeye beklerim. Belki de bir öykü anlatırım size.

pinar dedi ki...

yuhhh dedim artik bu ne yaaa insanlar nekadar da saygisizz yesyeni kitap be kardesim tabiki sahibi okumaliydi bukadar otokontrol bunyeye ters ozum...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...