9 Aralık 2010 Perşembe

Dün kızımın okul gezisi vardı.ne de olsa annesin ,gönderiyorsun ama aklın onda.bir saat fazla uyusun diye sabah servisle yollamadım.o ise heyecandan uyuyamadı, yemek yiyemedi, çabuk gidelim diye tutturdu.yeni başlayan bir hayatın heyecanını evladında görmek ne güzel...bunu öğrencinden göremiyorsun ancak ezbere bildiğin çocuğunda görünüyor.kızların hepsi şıktı.kendilerine göre bir havaları, bir sosyal yaşamları var.benim kız genelde oğlanlarla iyi anlaşıyor çünkü onlarda hüküm sürebiliyor.gezide kankisinin aşık olduğu kızı seçmesi üzerine bizimki ortada kaldı.dönüşte öğretmenle oturduğunu söyledi.öyle öyle öğrenecek hayatı...bu gezide 10 yaşındaki kızıma güvenip bizzat cep telefonumu ona verdim..önceki gezilerde fotoğraf makinasının kılıfını kaybeden prensesin bu gezide telefona zarar vermeden getirmesi güzeldi.sanıyorum bundan sonra gençliği onda izliycem.evet yaşlanıyorum.

o geziye gidince bende bu yılki sınıf annesine kahvaltıya gittim.ona çok meraklı olduğumdan değil , geçen sene bana yapış yapış yapışan veliler bu sene köşemden geçmiyorlar gideyim şunun ağzını bir arayayım dedim.10 katlı bir aile apartmanında oturuyor.milletin babası yapmış oturtturmuş işte...kendine göre güzel bir hayatı var oysa bence evde bana sıkıcı gelen bir hava var.o evde yoklukta var, geleneklerde var...ihtiyar bir kadın çıkıyor bir odadan , babasının ilk karısıymış, çocuğu olmadığı için bunun annesiyle evlenmiş.o evliliktende yalnızca bu kız doğmuş.tuaf değil mi kocanı bile bile başkasıyla paylaşıyorsun ve yaşlanınca paylaştığın o kadının doğurduğu kız sana bakıyor....ilginç yani...

akşam oluyor.kocam her günki gibi karanlıkta korkuyorum diye duraktan beni alıyor.bir bayan arkadaşı sara krizi geçirmiş .iki gündür üzüle üzüle bana onu anlatıyor.artık dayanamayıp kızıyorum BENDE KAN SIÇIYORUM BANA NİYE HİÇ ACIMIYORSUN diyorum.sonra ilaç vakti gelince bakıyorum kendi uslubuyla beni cesaretlendiriyor.her akşam ilaç vakti mızmızlanıyorum.geriliyorum, bana yanlış teşhis koydular diye sızlanıyorum.bu hastalık sinirimi bozuyor.

oysa bu günlerde ne zaman kendimi gergin hissetsem kanser mi olmak istiyorsun? diye soruyorum kendime.olmak istemiyorsan gevşe diyorum, hücrelerine mutluluk yay diyorum.garip ama işe yarıyor.

sabah onlar gidiyorlar , ışıkları kapatıyorum.kapkaranlık....

4 yorum:

Adsız dedi ki...

yaa öz'üm ''ben kan sıçıyorum'' lafına çok güldüm.keşke yakınımda olsan bana senin gibi insanlar lazım.

Unknown dedi ki...

ooohooo bende laf çok.belki yakınızdır ama birbirimizi tanısak birbirimizi bu kadar severmiydik?bence bu daha büyülü bişey...(gerçi sen çevrendeki insanlar anlamında söyledin, anladım seni)

Adsız dedi ki...

Yazdığın gibiysen emin ol dahada severdim seni,bir yandanda korkardım ya oda var:)

Unknown dedi ki...

hayırdır niye korkuyorsun?eğer korkulacak bir insan olsaydım bu kadar azap çeker miydim?normal hayatta şen biriyim , buraya zehirimi akıtıyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...