bu hafta bir değişiklik yaptım , bugünden temizlik yaptım.hafta sonunu vazifeler bakımından boşalttım.bakınız ne abartı bir tipim ki, uyumadan kafama taktığım temizlik işi yüzünden tüm gece düzgün uyuyamadım.hayır onu yapacam ya...abartınında bu kadarı...4,30 da yeter dedim kalktım....
kahvaltıya ilknur geldi...kapıdan girer girmez elindeki poşeti açıp içinden çıkan dondurulmuş sarmayı ve bir miktar eti çıkardı dondurucuya koydu!!!bakakaldım...meyve suyu getir, puaça getir, tatlı getir ama bu ne!!!!
neyse kahvaltıyı yaptık.kapalı balkonda sigara içiyoruz.sigaranın yarısını içti ve küllüğe bıraktı.cimri olduğunu bildiğim için şaşırdım ''niye içmiyorsun hepsini''diye sordum meğer içinden sayıyormuş, o sayı dolduğunda söndürmesi lazımmış.küllükte söndürdüğü sigaraları poşete koyup götürecem diye tutturdu.güzelce bu sönük sigaraların evi yakamayacağını anlattım .baktım ısrar edecek ''sana ne ya yanarsa benim ev yanar ''diye gürledim.evet takıntısı var...evet benimde var ama bu konularda değil.evet takıntısı olan biri gerçekten tuaf geliyor insana farkındayım.
ilknurla 6 yıllık arkadaşız.ikimizin aynı anda aynı okula tayinimiz çıkmıştı.onu ilk tanıdığımda bana en garip gelen özelliği kol çantalarını kaynanasının temizliyor olmasıydı.her şeyi kaynanası yapıyordu.kaynanası gelini ve torunları için canını veriyordu.benim hiç kaynanam olmadı.benim kaynanam melek....
ve ilknurun ilginç bir annesi var.kendine has bir giyinişi ve kendine has yürüyüşüyle kendine has yaşıyor.ilknur ve torunlarına aldığı (izmirdeki pazardan)hediyeleri onlara dağıtıp direk markete gidiyor.evin herşeyini alıp üstüne diğer günlerdede kızını gezdiriyor.
bu kadar desteğe rağmen ilknurla kocası hala borç batağında.biri bana bunları yapsa köşe olurdum heralde.evet farkındayım kaynana ve anne bakımından onu kıskanıyorum...yok yok ben her işimi kendim hallettiğim için mutluyum.
ilknurun koyu kızıl ve çok sert saçları var.öyle cimriki hiç kuaföre gitmez ucuz boya alır kocasına boyatır.beyazları her daim çıkar.
telefonda konuşmak zor iştir.çünkü hep birilerinin telefonları dinlediğini ve ne mal olduğumuza karar verdiğini söyler.ah ah...ben hayatımı yazıyorum nete desem, ne yapardı acaba?şimdilik bu blog bir SIR kimse bilmiyor.
ciddi şekilde kitap okur ve benimle dostluğunun temelindede kitap vardır.tabi kitaba 1 kuruş harcamaz Allah benim keseme bereket versin.bugün onunla dolapların içine gömdüğüm kitaplarıma baktık.hepsini okumuş...bir gün bensiz kalsa kitap sevgisini ne yapar bilmem...
ilginçte bir giyim zevki vardır.en güzel elbise ucuz elbise sloganıyla coşar.geçenlerde 30 tl ye aldığı elbiseyi 300tl ye almış gibi her gün anlattı.bugün biraz mağza gezdik ''asla bir kazağa 30tl vermem , o paraya elbise alınır ''diye itiraz etti.
hiç parası yoktur.çalışan kadınının sahip olduğu hiç bir hakkı istemez.versende almaz.evde 3 aylık yaz tatilini gıkını çıkarmadan geçirebilir.aynı maaşı almamıza rağmen gözü hep bendedir ''ben bunları alamıyorum''deyip beni vicdan azabına sokar.bazen üzülürüm bazende seslice kızarım ''al sende ''derim.
tabi bir evi , didimde arsası ve arabası var.ben kitap alacam diye uğraşırken o tüm beyaz eşyaları yeniledi.tabi çok borcu olur insanın.
bazen salağa yatsada iyi kalplidir.dua ederse sana işlerin rast gider.mübarek bir tarafı vardır yada ben öyle görmek için çabalıyorum.
büyük oğlu obez , küçük oğlu hiperaktiftir.ama kimse bu ilknurun kıçını yormaz.kocası sabahtan çocukları alıp kendi okuluna götürür.öğleden sonrada kaynanası bakar çocuklara.bu akşamadan akşama görür oğlanları.
iki tür yemeği vardır.biri mercimek çorbası biride mantı.mantıyı annesi geldiğinde yapar buzluğa atar, mercimek çorbasını ise kocası sever.bu iki yemek dışında üçüncü bir yemek yapmaz, yapıyorsada söylemez.benim gibi hiç pazara gitmediğini söyler.kocası alırsa alır almazsa mercimek çorbası var...
ciddi kansızlık sorunu var.iğne olması lazım ama olmaz.alzaymır olacam bir gün der ama öldürsen o iğneyi olmaz.gözlerinin altı mosmordur ama o iğneyi olmaz.
evden çıkarken uzun süre her yeri kontrol ettiği için geçenlerde psikiyatriste gitti.paxil vermiş doktor.üstelikte günde 2 ama o tabiki içmedi...
bunları niye mi anlattım.O BENİM TAM TERSİM.onun rahat olduğu her konuda ben inadına evhamlıyım.onun şanslı olduğu her konuda ben inadına şanssızım.benim iyi olduğum her konuda o tam tersi yetersiz...
ve biz onunla farklı yıllarda ama aynı günde doğmuşuz.
onunla arkadaşlık etmek küçük kardeşini korumak gibi bir şey.bir ara bana ''anne ''bile dedi.kızdım tabi sustu.
........................
kapı çalıyor ,kimisi tanıdığım kimisi hiç hatırlamadığım insanlar AŞURE getiriyor.ömrümde hiç aşure yapmadım.hiç aşure yapmak istemedim.
aşureyi korkarak yedim bakalım sevgili barsaklarım ne tepki verecek..
...........................
kızım geogleye şöyle yazıyor''pazar günü sıkılınca yapılabilecek pastalar''...gülüyorum.hafta sonu belli oldu:)
17 Aralık 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
6 yorum:
vay senin kitap arsızın ilknur'muydu?Sevgili öz'üm blogun gizli ama bak pazılları birleştiriyorum:):)tahmin doğrumu?aman sapık gibi hissettim kendimi.hepimize mutlu bir hafta sonu olsun:)
ayşen, pazılları birleştirmen kafanı yorduğun anlamına gelir.bunun için teşekür ederim ,çünkü beni önemsiyorsun...
üzgünüm ama tahmin yanlış.çünkü o kişi daha farklı biri.o türkçe öğretmeni.zaten kitabın kapağına zarar vermiş yenisini alayımda vereyim dedi.bende istemem dedim.aslında güzel bir örgü yapabilirdim.güzel bir pazıl resmi çıkardı.
sanada güzel bir hafta sonu dilerim.umarım bu hafta sonun çok güzel geçer...
En iyisi mi sigara kullanmamak. Bence bu mereti bırakmak gerek. Kitap gibi dost varken onu boşverin gitsin. Başka kapıya..
profösör, benim sigara içiyorum dediğime bakmayın günde 2 tane içiyorum...
seni yavaşca tanımağa çalışıyor ve önemsiyorum arkadaşım-diyebilirmiyim-?
arkadaş olabilmemiz için benimde seni tanımam gerekmez mi?profiline ulaşamadım yardımcı olur musun?
Yorum Gönder