güzel bir gündü...kardeşim artık nişanlı...sabahtan başlayan koşturma akşama yemeğe gelen misafirlerle bitti...
küçük şehirde yaşamak harika bir şey.kuaförde sıra beklemedik hemencecik yapıldı saçımız, fotoğrafçıda kimsecikler yoktu.hooop işlem tamam...yollar güzel, hayat kolay...insanlar tanıdık...
işte bizim ailemiz...artık bir kişi daha geldi aramıza.henüz çocuksu olsada, küçük bir kız gibi davransada nişan tuvaletinin içinde o aslında gelin...
ve çok heyecanlı, mutlu bir adam kardeşim....erkekler evlenirken farklı bakıyor yanındaki eşine, o bakışlarda her güzellikler , bir daha asla bakmadıkları kadar hoş bir bakış var.
işte bizim düğünümüzdede kocam bana öyle bakarken (sevgi, şevkat, aşk, her şey var o bakışta)birisi fotomuzu çekivermiş.arada bakarım o bakışa...sizde dikkat edin nişan ve düğünlerde o farklı bakışı yakalayın....
tabi insan, böyle ömür boyu sürecek bir yola çıkarken kötü bir şey düşünemiyor, mantık şartel atmış gibi devre dışı...ama sanki olacak...kız olgunlaştığında her şey oturacak...gelin sevgi dolu ve mutlu ...bu çocuk doğurana kadar yetecek her şeye...
hahayttt görümcelik ne hoş....erkek tarafı olmak süper konformuş.erkek tarafı sadece para harcıyor.yorulacak bir şey yok...
annemle pek bulaşmadık birbirimize.oğlunun nişanı var diye dalaşmadı.ama akşam eve dönerken babam şöyle dedi ''sen(ben) bütün dünya ile iyi geçiniyorsun ama bizi takıntı yapmışsın silemiyorsun.oysa biz sana verdiğimiz emeği kimseye vermedik.bunu bir türlü aşamadın.yazında öfkeyle gittin.(elin kadını için bana saydığı tonla laflara hiç dokunmuyor)BUNDAN SONRA KAÇ YIL DAHA SİZİNLE BİRLİKTEYİM.güzel olsun her şey istiyorum ''dedi.
ne güzel ...ağzıma sıçtın tonla ama ne güzel bir konuşma....alkışlıyorum...gene suçlu ve vicdansız olan ben...
aslında ailede (annem ve kız kardeşim)her şey için bana dalaşır.onlar herkes hakkında yorum yaparlar ama ben yorum yapınca kıyamet kopar.hele onlar hakkında yorum yaptığımda dünyayı başıma yıkarlar.benden istenen AĞZINA SIÇALIM AMA SİNEYE ÇEK verilen mesaj bu...çok çekerim:)))
bazı davranış şekillerinin sülalesel olduğunu düşünüyorum.sen istemesende sülaledeki felanca halaya çekiyorsun.
geçen gün bayram ziyaretine yaşlı bir akrabaya gittik.kendisi gençliğinde hanım ağanın tekiydi.evde kraliçe gibi yaşardı ne dese o olurdu.kocası öldükten sonra evler ve dükkanlarının kirasıyla bir bakıcıya emanet edildi.24 saat bakıcısıyla kalıyor.arada 4 çocuğundan biri geliyor bir kaç saat durup gidiyor.ölene kadar bir kocayla yaşar gibi bakıcıyla yaşayacak...neyse bayramın en renkli ziyaretiydi bence.çünkü sohbete şöyle başladı
-benim kocam çooook zengindi(rahmetli oldu, karısının mezarına kadar her detayı düşünmüş geriye hiç bir iş bırakmadan ölmüş mübarek adam)
bakıcısı söze karıştı.nedense kadında abartılı bir anlatma isteği var...
-halanız çok tembel..mümkünse tuvalete bile gitmek istemiyor.hep oturmak hiç kalkmamak istiyor.ne isterse olsun istiyor...
bu lafın üzerine benim beyim döndü ve dediki
-sen bu halana çekmişsin!!!!
bende döndüm ona dedim ki
-benim kocam zengin değil ama...
bunu anlatmamın nedeni evet bende her şey hazır nazır alime gelsin istiyorum.dünyanın öyle bir yer olmadığını tabiki biliyorum.ve sanıyorum ki istemeden birilerine çekiyoruz...
bayramın en şık hareketide öz halamla eniştem arasında geçti.halam kemik iltihabından dolayı elleri bükük, yıllarca ilaçla ayakta duruyor.kocası dünya yakışıklısı üstelikte süper karektere sahip bi insan.aralarında muhteşem bir iletişim var.şanssızlıkları ise iki oğulları var ikiside çok uzakta, pek sık görüşemeiyorlar.herkes torun torba yaşarken onlar hep yalnız, hep hasta...neyse nişanda eniştem bir ara bahçeye inmiş.dönüşte elinde sarı kasımpatılarla döndü ve halama uzattı!!!halam abartısız bir hareketle eve gelen ekmeği kocasından alır gibi aldı ve sonra o kasımpatıları ne yaptıysa ortadan kaybetti.wawww diyorum çünkü bahçede bile karısını düşünüp o kadar insanın içinde karısına çiçek veren erkek azdır.gerçi erkeklere 55 ten sonra bir meleklik geliyor ama....
kız kardeşim nişandan önce onu arayıp ''ne giyeceksin nişanda?'' diye sorduğumda ''ammannn boşver ev nişanı , gündelik bir şey giyeriz''demişti.bende bunun üzerine yün elbiseler almış gelmiştim.kendi nişan giysisini son ana kadar kimseye göstermedi.ve SÜPRİZZZZbizimki aynen bihter gibi giymiş.mini şık bir elbise ve üzerine bihter topuzu...sinir oldum.uzun hırkalı elbisemin içinde cinnet geçirdim...bana gündelik giyeriz diyen kişi kına gecesine gelir gibi gelmiş.elbisede minicik.
nişan nişan diye yollara düşüp geldiğimiz olayın özü 3 dakikadan ibaretti.yüzük takıldı hepsi bu...ben kendi nişanımdada çok sıkılmıştım.işin yoksa herkesi öp, işin yoksa fotoğraf makinelerine poz ver, millet sana baksın , sen sırıt.bir daha dünyaya gelsem arkadaşlarımla kutlama yaparak eğlenirdim nişanımda ama olmuyor işte.işin içine ciddi amcalar ve teyzelerde dahil olmak zorunda ...
sabahın köründe bu kadar gevezelik çok oldu.bugün çok işim var...uzun bir yol beni bekliyor.görüşürüz...
19 Kasım 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Tebrik ederim Öz'üm, kardeşini de elbette.. sevgiler.
takma canım gecmiş gecmişde kalmış,kızkardeşe pes artık başka söz yok gercekten senin kardeşinmi canım sen kadar ince insanın etrafı neden bu kadar duyarsızlar anlamadım.ama boşver senden uzak gönlüne göre takıl...kücük ailenin tadını cıkar sevgiyle mutlu kal...
Yorum Gönder