
2007 den beri değişmeyen bir şey var o da benim hep hastaneye gitmek zorunda oluşum...2011 ekimine kadar düzenli marmarada kontrollerimi yaptırdım ülseratif kolitten dolayı...o dönemlerde kullandığım salofalkın kan üzerindeki etkisine bakarlardı..ben randevumdan evvel devlet hastanesine gider kan verirdim..hastalığın gidiş hatına göre randevu verirlerdi..ayda bir de gittiğim olurdu 3 ayda bir de...kuyruklar, hastane muhabbetleri, kantinler,çaylar, tostlar, hastanede vakit geçsin diye telefonden internete girmeler, kitap okumalar hiç yabancım olmayan şeyler...
2012 itibarıylede lityum aldığım için onun testlerine başladık...geçen ay lityum ilacı içip gittiğim için olacak maşallahlık çıktı...bu ay tekrar vermem gerekti..rutini 3 aymış...bir devlet memuru olarak teste para dökmeyeyim diye devlet hastanesini tercih ediyorum..anadolu yakasının en iğrenç hastanesini...sabah 7 de gidip aile hekimliğinden sıra alıyorum..9 da geliyor doktor..3 saat banko bekliyorum...arada muhabbet edeceğim birini bulursam zaman iyi geçiyor..bu genelde çakmak isteyen biri oluyor..test vermenin sigarayla bağlantısı yoktur umarım..aç karnına yarım paketi götürüyorum...
sonra sıra bana geliyor..her doktor aynı soruyu soruyor ''bipolar bozukluk mu var?''yok...şeker doktor bipolar olmadığımı söylüyor..burderline da değilim..kuvvetli bir takıntım var..o yüzden beyin lityum alıyor dışardan...işe yaramaya başladı ilacım..şükürler olsun...
sonra kan verme sırası başlıyor ki, kahırın büyüğü burda...içerde 80. kişi var benim sıram 192....üstelik benim lityum testi sonucum hastanenin normal labaratuarında çıkmıyor..acıbademle anlaşmışlar.kan oraya gidip 3 gün sonra sonucu geliyor:..insan bu iğrenç sırada yıllarca ahmak ahmak bekleyince ufak nüansları yakalama yetisi gelişiyor...hanfendi özüm, uyanık özüme dönüşüyor...sessizce içeri giriyorum ve gözüme kestirdiğim bir hemşirenin önünde bekliyorum...hemşire kanımı ona uzattığım şişeye dolduruyor ve bana uzatıyor..şişe sıcacık...onu acıbadem yetkilisine teslim ediyorum....
iş uzun ve sıkıcı olduğu için haliyle lan ben bu kadar hastamıyım?bu çileleri neden çekiyorum?bana ağır ilaçlar mı veriyorlar?ben gidicimiyim?beni bu hale sokanların Allah belasını versin gibi çeşitli fikirler geçiyor içimden....
çıkıp bi cigara daha yakıyorum..ana kantine gidip nazlı nazlı yatan kedinin yanındaki masaya oturuyorum...önümde buz gibi bi sweps ve sandiviç var...saat 10 olmuş...hastaneye çok yakın olan okulumuma mı gitsem, eve mi dönsem bilemiyorum...oynaşlarımı arayıp kimseden pas alamayınca kuzu kuzu eve dönüyorum...çocukluğumun çikolatası tadelle ve ülker antep fıstıklı ile...
doktor yüzü görmeyen yaşıtlarıma selam olsun...şükredin halinize...bir ay sonra aynı çile beni bekliyor...bunun birde test sonuçlarını alma kısmı var ki oraya hiç girmiyorum bile...
3 yorum:
herşey zamanla güzel olacak. sanırım sabırla koruk helva olacak...
geçecek,bitecek,aferin demicem de,vesselam ne güçlü kadınsın:)
geçecek özüm. hastalıklarımızla ve ruh hallerimizle savaş halinde olursak hep tökezleriz. bunu en iyi bilenlerdensin üstelik.
şükür..boll bol şükür..
Yorum Gönder