artık ona gitmekte rutin oldu ama nedense her gidişimde bir heyecan duyuyorum..ofisinin alt katındaki börekçiye vardığımda hep randevu saatime yarım saat kalmış oluyor..tam 3 sigarayı üst üste içip son 10 dakika kalmasını bekliyorum..börekçi filanda artık beni tanımaya başlamıştır..bir psikiyatrist randevusunu tek başına beklemek pek kederli..
güzel ama sinir sesli sekreteri artık hamile..karnıda iyice büyümüş ama maşallah bir gram yağı yok..her seferinde bi 5 dakkada ayağımı oynatarak bekliyorum zamanın geçmesini..sonra telefon çalıyor doktor beni çağırıyor..
her zaman güler yüzlü..hep şık ve yesyeni ayakkabılar giyiyor.giyim tarzı hep aynı , krem yada kahve tonlarında bir pantolon üzerindede illaki gömlek var..gömlekleri sade ama kesimlerinden pahalı gömlekler giydiği belli..o ,doktor olmasa her halde hayatımızın hiç bir kesişme noktası olmazdı..çünkü onun 2 günde kazandığı para benim bir aylık maaşımdan çok..
blogda yazarak insanın kendini ifade etmesi kolay..birine duygularını anlatmak ise çok zor..orda sırf hislerini anlatmak için oturduğun o rahat koltukta gözlerini sana dikmiş, her hareketini yorumlayan profosyonel bir adamın karşısında hiç bişey sanıldığı kadar kolay değil..
oysa odasına alıştım..her seferinde aynı küllük, ağaç stor perde, şık kahverengi klasik sandalyesi, bir kenarda duran hep aynı Kitap(uzağı seçemediğim için adını okuyamıyorum bir türlü)her şey ama her şey tanıdık..
oysa ben onun için bir keşifim..dertlerini yıllardır dinlediği kadınlardan biri..35 yaşında şişko bir kadın..bazen konuşamıyor , tıkanıyor , bazende bülbül gibi şakıyor..bir derman , bir teselli beklentisiyle 3 zarı masaya atıyor...
zarlardan biri panik bozukluk, ikinci zar obsesyon (çamaşır suyu ve böcek ilacı), üçüncü zar ülseratif kolit..
üçündende bıktı bu kadın..bir rüya olsada uyansam artık diyor ama bu şeker adamında gücü yetmiyor rüyadan uyandırmaya..kadın ''acaba bu adam beni nasıl görüyor'' derdinde, adam ise ne düşünüyor Allah bilir..
birinci zardaki, haziran sonu gibi yokladı..acaba nedendi?sorular soruyor ama neyi keşfe çıkıyor anlamıyorum..zaten konuşurken nereye varacak, neden böyle dedi detayına öyle takılıyorum ki, gücüm hem kendimi ifade etmeye hemde onu yorumlamaya yetersiz kalıyor..
ikinci zar , resmen artmış durumda...hafta sonu beyoğlunda gezerken bir ilaçlama dükkanının önünden geçtiğimi ve çantamda duran sigarayı sırf ordan geçtim diye pislenmiştir diye içemediğimi anlatıyorum..çamaşır suyuyla yaz boyunca başımdan geçen olayları anlatıyorum..''ama hocam gayet mantıklı ''dediğimde tamamen obsesyon cevabını alıyorum...uff bu üç zar ne kötü..
diyorki şeker doktor, panik bozukluk az dozda ilaç sever, obsesyon ise yüksek dozda ilaçla tedavi olur..bizim için önemli olan şu an panik bozukluk...o yüzden ilaca yüklenmek istemiyorum..peki sence obsesyondaki artış mevsimsel mi?en çok yaz mevsimine mi denk geliyor?evet hocam tabiki...çünkü evde tüm camlarda sineklik var, eve çamaşır suyuda sokmuyorum..ama yazın şehir dışına çıktığımda farklı evlerde kalıyorum..ve obsesyonum birden azıyor..evimde her şey kontrolüm altında..çok bunalırsam prozac ı 1 doz artırmamı tavsiye ediyor..
ve üçüncü zar ülseratif kolit..başımın belası ük...mutlaka kolonoskopi olmalısın diyor doktorum...çok korktuğumu söylediğim zamanda kolonoskopiden 2 hafta öncesine bir randevu tarihi belirliyoruz..beni kolonoskopiye hazırlamak için bir program hazırlıycaz..bu programda xanax bana eşlik edecek kolonoskopiye kadar..sorunsuz atlatacam...
ah öncekilerde öyle çok acı çektimki, kolonoskopi deyince içim yanıyor..yeni bir ilaç daha istemiyorum..doktor , tedavi vs hiç bişey istemiyorum...ama bir çemberin etrafında dolanıyorum ve hep masada bu 3 zar var...
rüyalarımı soruyor..ben hiç rüyalarımı hatırlamıyorum...oysa nasıl aldığımız nefesi geri veriyorsak, bilinçaltımızıda rüyayla dışarı atıyormuşuz..rüyalar önemliymiş..içerde ne olduğunu bize söyleyecekmiş..pehh bende rüyada yok...
kocam konusunda havadisler iyi..terapilerde hep konuştuğumuz kocam, kızım, annem, kız kardeşim dörtlüsünden gene bahsediliyor..tüm terapiler aynı mı bilmiyorum her zaman aynı şeylerden aynı sırayla bahsediliyor..benim üstünde kafa yormadığım şeyler..
sonuçta 24 eylülde kolonoskopi üzerine çalışma programı hazırlamak üzere vedalaşıyoruz..o programdaki xanax hiç hoşuma gitmesede ruhumu zapt edemeyeceğimi biliyorum...her yol ilaca çıkıyor, her sıkıntı daha çok ilaçla bastırılıyor..70 yaşıma geldiğimde kaç milyon tane ilaç almam gerekecek bilmiyorum..bu 3 zarada sövüp kadıköy dolmuşuna biniyorum..zaten sövmekten başka elden bişey gelmiyor..ne zaman şeker doktordan ayrılsam vay be ne çok hastaymışım diyorum..hay böyle bilince diyorum..şu cahil kadınlardan olaydık daha mı iyiydi diyorum..ve kulaklıkları takıp şarkıları duymadan camdan dışarı bakıyorum..her seferinde bir ağlama hissi geliyor..lan ben çok hastayım diyorum, len kim sıçtı böyle benim ağzıma diyorum, len niye ben diyorum, len bu adam beni bu kadar düşünüyor mu diyorum...sayısız şey geliyor aklıma..
kadıköyün sokaklarına atıyorum kendimi..her terapi sonrası gezerim biraz..bu sefer alışveriş işini çok mu abarttım ne... baya para harcıyorum..acım hafifle dimi?para acıyı söküyor mu?
ve eve dönüş..'' annneeee ''diye cırlayan bi cadı, ''senin gibi salağı bulmuş o doktor hiç bırakır mı paranı yiyo, sende ona tapıyon ''diyen bir koca, mutfak dolusu pis tencere, laptop, annneee çığlığı ve ben....kızım diyor ki ''oraya yazacağına bana anlatsana anne''...diyorum ki küçüksün sen daha anlatamam...kaç yaşındayken anlatırsın?18 ine geldiğinde anlatacam söz...
kız ben olmadan uyumuyor...koca her iftardan sonra arkadaşlarıyla gece yarılarına kadar takılıyor..ben saatlerce buraya kafamdaki her şeyi yazmak istiyorum..şarjım bitiyor..
eh biraz öğrendik bu işleri..kafa karışıklığı iyi gelmiyor..heyyyt deyip kalayı basıyorum..hadi ben uyuyayım biraz..yordu bugün beni..
6 yorum:
doğum sonrası depresyon geçirdim 16 ay sürdü bu kötü maceram. kocam beni anlamak yerine sen hastasın dedi durdu. sayesinde daha çok hasta oldum. kimse anlamadı. herşeyim var, kaynanayla oturmuyorum ne derdim olacakmış? gibi düşünceler.... neyse ki geçti bitti çok şükür.
senden daha önemli ne var ki şu dünyada. bunu söylemek bana kolay gelir tabi ki şimdi. önemli olan bu dönemde bize oyun oynayan beynimize bunu kabul ettirmek..
Evet önce ben olmayı bilip bilinçlenmeliyiz. ben olmadan da hayat sürmez. Bu anlattığım bencillik olarak anlaşılmasın. Sen programını doktorunla uygulamaya sok. Gerisi iyi olacak inşallah. Biz de takibinde olacağız. Kapını aşındıracağız.
Aslında benim de şeker bir doktora ihtiyacım var. Erkeklere göre onlarla evli olduğumuz için bile şükretmeliyiz. Nice hayatlar varmış. O yüzden anlayışlı eşler pek nadirdir. onlar da bize denk gelmemiş. Uyu sen uyu. En güzeli. Hiç birşeyi duyma takma kafana.
güzel bir rüya görmen dileğiyle:)
Şeker doktorunu bizde çok sevdik. Seni bunca zaman dinliyor ve yardımcı olur. İnşallah Rabbim tüm sıkıntılarına derman verir. Sen yeterki güçlü ol ve pes etme. Seni sevdiğimizi de unutma tamam mı. Sen yaz biz seni okuyor ve dinliyor olacağız. İnan hepimizde ne sıkıntılar var :( Yalnız değilsin.
Heyttt de hep bak ne güzel olmuş :)
Yorum Gönder