ev
rene doğru mesaj göndermeyi öğrenmiş olmalıyım...sabah ev telefonunun sesiyle uyandım..arkadaşım ''tugba hadi kalk karşıya gezmeye gidelim ''dedi..aslaa gezmeye hayır diyemem..ufak bir sorun var arkadaşların çocukları ailelerinde bizim prensesle çocuksuz bir ortamda gezmek ise kabus..tacizlerinin sonu yok...prensese yalvardım, ne olur seni birine bırakalım diye..kabul etmedi önce sonrada tonla şey isteyip şartlarını söyledi..öyle herkesdede kalamaz prenses..istediği birini seçti ve ona gitti..
dö
rt kişi çıktık yola , kocalarımızla..hatta bu arkadaşlar kocamın arkadaşları olduğu için ve geçen yıl tatilede birlikte gittiğimiz için koca kısmıda relaks...bende fujicanı çıkardım kılıfından..bakalım fujican neler anlatacak...bu merdivenli yer ortaköyde bir arkadaşın evine çıkan merdivenler..kendisi tek başına yaşıyor ve emekli maaşıyla dünyayı geziyor..çok şanslı bi herif tabi akıllıda..kendince yaşamak, yalnızlığından huzur bulmak keyfi olmuş..minicik dairesinde her şey onun istediği gibi...ne mutlu ona...
ortaköyde kuşları kovalayan bebeler...
cam
ocağına gitmiştim eskiden çok keyifliydi..şimdi her yerde cama şekil verenler var...cam ocağına gitmeye ne hacet..ama illede bu kola şişesi güzel...
yaz
lık şirin mi şirin evler...
ortaköy olurda kumpir olmaz mı hiç..bir yazı yazarımda yemeksiz olur mu hiç?
ne çok ulaşım aracına bindik...ama en çok malzeme şehir otabüsünde var...bak sen hele neler yazılmış koltuğun arkasına...
tramvaya binerken..bakın ne reklamı var...
sultan ahmette belediyeden , temiz, sıfır bisikletler...

evler
...illede evler..insan kokan evler... eski istanbul evleri...
erol taşın kahvesi...sessiz sakin...eski evlerin içinde...en çokta iştahla yediği tavuklar gözümün önünde...
gezimizin en sevdiğim kısmı tren istasyonlarıydı..çünkü beni çocukluğuma götürdü..ben çocukken kocamustafa paşada otururdu rahmetli ananem..dedemin dükkanıda kumpapıdaydı..trene biner dedeme giderdik...terene biner menekşeye plaja giderdik...terne biner sirkeciye giderdik..tren istasyonları hiç değişmemiş..fakat terenleri yenilemişler.artık patpat ses yok terende üstelik klimalıda..yıllar olmuş bu güzergahta trene binmeyeli...
benim çocukluğumda eski püsküydü bu trenler..
ben çocukken kapıların üzerinde asılı olan güzergahı takip ederdim gözlerimle hep...şimdi nerdeyiz, kaç durak kaldı , dışarda neler var pür dikkat bakardım..tren eğlencemmiş demekki..
küçükken raylara bakar trenin gelmesini beklerdim...ananem DÜŞERSİN!!! diye çığlıklar atardı..benim için ne önemliymiş tren onu anladım..mutlu olmak, gezmek, keyiflenmek demekmiş...
eskiden jeton alırdık trene binmek için ..gişedeki sevimli amca hep beni severdi..trenden çıkınca o kalabalıkla hızlıca merdivenlere yönelirdik...
bakırköy, cumhuriyet meydanı...bakırköye en son gittiğimde 22 yaşındaydım..aman ne güzel bir yerdi, cıvıl cıvıl...oysa 35 imde istanbulun her hangi bir yeri gibi geldi..hiç bir özelliği yok..bakırköy işte, kadıköy daha güzel..(bak hele karşıları da beğenmezmişim anadolu yakası sempatizanlığı yaparmışım)
bakırköyde akıllı bir kedicik..yemeğimizi onunla paylaşmamızı bekliyor...istanbulun kedileride , insanları gibi...
tatilimizin ilk günü keyifle geçti...her günü böyle keyifli olsun inşallah..Allah dert tasa vermesin..ben kendi adıma çok tasa çektim ...artık istemiyorum..her anın keyfini çıkarmam lazım...
5 yorum:
resimler aldı beni benden.yaşadığım,gezdiğim yerler.ve o trenler.aynı hislermiş yaşadıklarımız.ne tuhaf.yakaladğın kareler gerçekten çok hoş.defalarca bakasım geldi.sağolasın arkadaş.
ohh sefan olsun canım benim:)
Oh be sonunda çıkmış kılıfından fujican ve çok da iyi olmuş. Hani olmuyordu hı? Süper süper bayıldım.
Ne güzel bir gezi oldu sayende sağol gülüm :)
Ben de geziyorken bu sayfayı atlamışım :) Fotoğrafların her biri çok güzel . Adım adım fotoğraf. Kediyle bitmesi ayrı hoşuma gitti.
Yorum Gönder