22 Nisan 2011 Cuma

merhabalar dostlar,

işte buradayım, günlerdir mağrama çekilmiş öylece duruyorum.kendimi dünyadan soyutladığımda, sorunlardan , sorumluluklardan, stres yapacak her şeyden kurtulmuş oluyordum..

tabiki bu bir çözüm değil..ben ne kadar kontrolüm altımda tutmaya çabalasamda kontrolümün dışına çıkacak her şey...blog hayatınıda bu yüzden sevdiğimi anladım.burdaki hayatım kendi kontrolümde, kendi sunuşumda ve sorumluluk duygusunu çok az taşıyor.

en ufak bir dalgalanış beni yerle bir ediyor.normal insanlara bu garip gelebilir ama benim gerçeğim bu..gün geçtikçe iyice deli oluğuma kanaat getiriyorum.ve bu hiç hoşuma gitmiyor..bir süredir, evden hiç çıkmadan öylece kendi halimde yaşamak istiyorum...en vazgeçemediğim çocuğum bile gözümde yok.demekki duygularda özürlü, sevdiklerinden vazgeçebiliyorsan...

dün akşam eve gelip uyudum.sabaha kadar..çok ama çok bir uykuydu.barsak ilacımı kullanmadım..deli gibi uyudum..bu bir kaçış olmalı...

kocama yalvarıyorum, ne olur bir doktor bulalım 1 hafta rapor alayım ve evde öylece yatayım...tüm dünya dursun ...

tabi bu işin fantezi kısmı oluyor ancak...hayat hızla akıyor..dün sınıfı süsledik, yarın tören var, törenden sonra ailecek gidip düğün için alışveriş yapıcaz..küçük kızım santraç turnuvasında okulu temsil edecek, haftaya bugün ankaradayız...sonra mihribat korusuna gidicez, düğün vakti gelecek, okul gecesi olacak...hayat hep hızla akacak.ben hayata uyumsuzluk etmeye çalışsamda..

ben ne zaman düzelecem..yaklaşık 5 aydır depresan içiyorum..doktorla randevumu aksatmıyorum.artık hem barsaklarımda iyileşti..bu lanet huzursuzluk ne zaman yakamdan düşecek??

gayret etmiyor muyum?niye olmuyor?hayatı kıçından anlıyorum ondan mı?sorun hep olacak, her şey benim kontrolüm dahilinde olamaz..kabul et bunu..süprizlere, sorunlara açık ol..yoksa ömür geçmez..

ölsem hiç üzülmezdim..dünya pekte güzel bir yer değil aslında.ben küçük bir ergen kız gibi davranıyorum.oynamıycam işte deyip kenara çekiliyorum...çok eskiden kendini ormana vurmuş bir adamın hikayesini duymuştum.ormanda tek başına yaşıyordu, insansız, kimsesiz..çok garip gelmişti bana ama şimi bende nerdeyse o haldeyim..

ne acıki, kimse bana yardım edemiyor.buna ben izin vermiyorum..kendim kendime yardım edebilirim ama kaçak bir döğüşün içindeyim pekte gönülsüzüm..acı çekmek hoşuma mı gidiyor?hayır..peki neden?tonla soru ve ömür boyu hissettiğim o lanet suçluluk duygusu..

ben mağarama dönüyorum...

5 yorum:

Ebru dedi ki...

Dönme mağarana canım.

Sorunlarını böyle güzel analiz eden biri çözüme çok yakın zaman zaman olmuyor biliyorum ama olacak olmalı. Gereklilik işte ne kadar kaçarsan kaç.
Çok öpüyorum seni.

Ülkü dedi ki...

Evet dönme hiç iyi olmaz bencede..

Bu arada mihribat korusu dediğin kavacıktaki mi? öyleyse gelip bir sarılam sana :) bir de mimlendin :)

mariposa dedi ki...

Tatlım merhaba, zannımca gene kötü bir zamanındasın. Olur geçer ne diyim, dönmeni güzel sohbetini beklerim ben de :)

Adsız dedi ki...

bu kdr olur ,sanki kendimi okudum sizi dinlerken ,detaylar farklı ama gerisi hep aynı.Dünya ikiye ayrılır siz ve diğerleri ,ben bunu siz ve sizi anlamayanlar olarak değiştiriyorum.belki bi gün acılarımız biter

neselihaller dedi ki...

nereye dönüyorsun?? dönemezsin bir kere hiç bir yere...ben senin yazılarını özlerim..senin sadece sinirlerin bozuk..hepimize oluyor bu, deli meli değilsin, en azından bizlerden daha deli sayılmazsın :-)) anne olunca insanın aklına sahip çıkması çok kolay olmuyor...ama sen bunu aşarsın, ben biliyorum...sadece bir kaç gün bir yerlere kaçabilmen, biraz tatil yapabilmen lazım....keşke değil mi?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...