11 Nisan 2011 Pazartesi

günaydın efendim günayydın... geçen haftaki hızlı tempodan sonra bu haftanın sakin, huzurlu, evde pinekleyerek geçmesi dileklerimle açıyorum yeni haftayı... çok şükür evde yalnızım...simitimi aldım...biraz kitap okudum.şeker doktor hali hazırda beynimi fazlasıyla karıştırdığı için biraz ona kafa yordum... tüm ısrarıyla kocamdan bu kadar bahsettiği için ilişkiyi incelemeye almaya karar verdim.tamam duygularımı ona ifade ediyorum ama şeker doktorlayken neyi keşfettim biliyormusunuz, ben kocamla sohbet etmek istiyorum.yani beni güzelce dinlemesini istiyorum.ona seslendiğimde sıkkın bir sesle tepki vermesini değil..böyle basit küçük bir şey isteğim.. tabi farkına vardığım diğer bir şeyde, şeker doktora sorduğum sorulara , cevabı kendisinin vermesi değil , bana verdirmesi..yani cevapları kendi sezgilerimle verebilirim.illa bir doktorun beni yönlendirmesi gerekmiyor.her an dibimde bana ışık tutacak birileri olmayacak.özgüvenimi sarsan muhteşem aileme teşekkürlerimi sunarım.. ne dedi bana...kendine haksızlık ediyorsun, iyi özelliklere sahipsin bunun farkına var.. sürekli kendinden bahseden, bencil, kavgacı insanlardan mutlaka uzak dur.kendini koru...kendini koru...geçmişi boşver kendini koru... şimdi burda terbiyeli olduğum için yazmayacağım ama içimden bir küfür savuruyorum.benim dibimdeki insanlar beni yemiş bitirmiş be...ben kendimi koruyamadıkça sırtıma binmişler... dün kocam benimle tartıştı neden biliyormusunuz?son iki haftadır 7 gün çalıştım.geçen hafta içi her sabah hastaneye gittim ve ev işlerine fazla zaman ayıramadım.zaten ellerim iltihaptan dolayı çok ağrıyordu..içimde sıkkındı...ve kocam tüm işleri ona yıktığım için benimle kavga etti...yani kendini korudu, ezdirmedi...bense bunu hayatım boyunca hiç beceremedim..üstelik kimseyede yaranamadım... şeker doktorun karşısına geçip, ama benim kocam iyi bir insan, hepsi benim hatam , benim yüzümden böyle davranıyor, benim suçum hepsi diye anlatırken ''sen onu boşver, kendine bak ''dedi adam.önce seni koruyacağız.al iyi kalpli , saf karı biraz kendine gelebildin mi... kendimi korumalıyım.bunu hep yapmalıyım.hasas , duygusal kişiliğime zarar gelmemeli...yaş 35 yolun yarısı , kalan yarı için özen göstermeliyim...etrafıma dikkatlice bakınca evet çoğu insanın kendini koruduğunu görüyorum..evet herkes yapıyor bunu.sende yap... belki duygusal çalkantılarım barsaklarımı azdırıyor.bir koli ilaca başladım.tuvalet sayım 4 e düştü.dahada düşmeli..huzur gel bana huzur... huzur sanki dünyaya kendimi kapatırsam gelecek gibi hissediyorum...dün ilkez telefonum tam gün kapalıydı...sabah münasebetsiz biri aradı.bir arkadaşımız hastaneden çıktı hadi ona gidelim diye...ve gitmek istemedim.bunuda söyledim.evde yapayalnız kalmak istiyorum...bu ne kadar sürer bilmem ama kapatacam kendimi dünyaya...ta ki mağradan çıkmak isteyene kadar...etrafımdakiler öyle körki, beni hiç anlamıyorlar.aylardır bazı arkadaşlarımı atlatıyorum, onlarla buluşmuyorum ama ısrarla görüşelim diyorlar...yola yalnız devam etmek istiyorum... hayat zor değil mi dedi şeker doktor.benim için zor..bana güzel taraflarınıda göstermiştir.ama yaşama sanatı denen sanatı beceremiyorum...dışardakiler öyle sansada, bana nazar değdirecek gözlerle baksalarda , ben beceremiyorum.bunu kimse anlamıyor... şimdi bu sıkıcı konuyu kapatıyorum... paoul chello elif kitabında reankarnasyondan bahsediyor.geçmiş hayatından dolayı acı çeken bir adam...geçmişe dönüp neden acı çektiğini buluyor.o bile şanslı yani , engezisyon mahkemesinde öldürdüğü büyük aşkının ruhuna kavuşuyor...ulen benim eski hayatım neydin sen...psikopattın kesin ki bana huzur vermiyorsun..belki önceki hayatımda çok büyük bir günah işledim ve şimdi bunun cezasını acıyla ödüyorum.belkide ruhum bir şey arıyor..onu bulamıyor.offf kafam gene karıştı.bunları unutalım gitsin...

4 yorum:

Adsız dedi ki...

her zamanki gibi harikasın canım iyi olacaksın
sevgilerimle canım.

Ebru dedi ki...

Ben geldimmmm. herşey güzel olacak biliyorum biliyorum.
Özledim buraları.

Anladım ki çalışarak ölünmüyormuş:) 7 gün ve 1 günde 14-15 saat çalıştım çift görüyorum bazen ama yaşıyoruz:)

Adsız dedi ki...

SÜPER.çıkmışsın bir yola,yolun acık olsun:)

Profösör dedi ki...

Sevgili öğretmenim; kadın bizim inahcımıza göre yemek yapmak, çocuk bakmak, çamaşır yıkamak ve bil umum işler yapmak zorunluluğu yoktur. Eğer kadın bunları ve bunlardan bazılarını yapıyorsa onun fedekerlığıdır. Hiçbir koca yada erkek eşine veya partnerine niçin yemek yapmadın diye soramaz. İnanın bizim haylatımızda bu aynen söylediğim gibidir. Biz etrafımızdaki insanları örnek almak yerine inancımıza ve ilkelerimize bağlı ve onu savunacak kadar ölümü bile göze alan bir hakikat güneşinin mümessilliri olabilmeliyiz..

Kim ki acze düşmüş hasta ve yorgunluktan ölen eşine ve karısına evin işinin kendine yıkıldığını ima edecek asık bir suratla baksa, eşine ve karısına hatta çocuklarına zulmetmiş sayılır.

Çünkü tebessüm gönül hoşluğudur. Evli olmak nefsani bir birliktelik değildir. Evli olmak et ve kemik gibi ünsiyet kesbetmiş muhabbetli bir ruh halidir. Bu durumlarda erkeklere daha çok sorumluluk düşmektedir.

Sürçü lisan ettiysek ve haddimizi aşmış isek şimdiden affınıza sığınırız. Acil şifalar diliyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...