oh be evime kavuştum....bir haftadır bloğa giremiyorum.fenası o kadar yoğun bir hafta geçirdim ki, ayarlarlada uğraşamadım.benim bilgisayarla iletişimim deneme-yanılma yöntemiyle olduğu için , blog ayarı yapmak için sakin ve sessiz bir ortamda önüme gelen tuşa basmam gerekti.ve bu sabah uğraştım fakat beceremedim.sinir oldum.sabahtan beride bilgisayarın başına oturamadım.kızım tuvaletteyken kaçak göçek açtım bilgisayarı...ayy ne mutluyum burda olduğum için anlatamam....
dertleşelim mi biraz...geçen hafta yoğundu.cuma günü kızın tiyatro yarışması gerçekleşti.ondan önceki günlerde sabahları diğer okulların gösterisini izlemek üzere kültür merkezine gittim.koşturmaca oldu biraz.bazı günler gittiğimde yarışmaya girecek okulun son anda çekildiğini filan öğreniyordum.yani boşa çıkmış oluyordum evden.
sonunda cuma günü tonla heyecanla geldi.kimsenin heyecanlanmasına gerek yoktu çünkü benim heyecanım herkese yetecek kadar çoktu.sabah aile hekimine gittim.öğleden sonra derslere girmeyeceğim için resmi bir belge sunmam gerekti.ülseratif kolitimden dolayı son dönmede yoğun kanama geçiriyorum.fitil kullanıyorum ama yeterli gelmiyor , salofalk lavman tam benim ilacım olduğu için onu yazdırdım.fakat salofalk fitil ve salofalk lavman özdeş olduğu için devlet ilacı vermedi.bir ay sonra ilacın süresi doluyor.bir haftalık ilaç 70 kusur lira , bu ayda 3ootl ye yakın bir ücret demek.tabi raporla ücretsiz alabiliyorum ama nisanı beklemem gerekecek.
sırt çantamı hazırladım.her şeyin yedeğini alıp , kızımı giydirdim.taksiye atlayıp okula gittim.memur aile hekiminden getirdiğim kağıdı kabul etti.öğleden sonra için endişelenmeme gerek kalmadı.
yarışmanın yapılacağı salona gittik sınıfça...dekor henüz tam hazır değildi ve 1 saat kalmıştı.her şeye yardım etmeye çalıştım.çocuklara ışıkta parlamasınlar diye allık sürdüm, dekora el örmesi çantaları astım, yere dökülen çöpleri topladım, çay ocağının bardaklarını yerleştirdim...ve oyun başladı...
ben oyun başladığında salonda en arka koltuktaydım.oturamıyordum.yanımdada sınıf annesi vardı.oyun çiftetelli ekibiyle başladı ve ekip müziğin kesilmesiyle dumur oldu.tabi benim ömrümdende ömür gitti.
o sırada öğretmenimiz elinde çocuklardan birine giydirilecek tşörtle yaklaştı.tşörtü alıp sahne arkasına gittim.sanki orada bir şey aksar ve ben olmazsam iyi yürümez gibi bir hisse kapıldım.ordan ayrılmadım.böylece oyunuda izleyememiş oldum.
çiftetelli ekibi soyunma odasında ağlıyordu.benim kızsa bir kenara sinmiş üzgün üzgün bakıyordu...çocuğumun morali bozuluyor...kızlarla konuştum.ama onlar ağlamaya devam etti...
oyunda her şey yolundaydı.sahnedekiler hiç takılmadan oynadı.sahne gerisindekilerin çıtı bile çıkmadı.seyirci muhteşemdi.
ve kızım girdi sahneye.son bölümdü ve meddahtı.tam onunla çalıştığımız gibi rolünü yaptı.bense yere oturmuş, siyah sahne tülünün arkasından onu izlemeye çalışıyordum.
ve oyun bitti...öğretmen neşeyle geldi...jüri üyeleriyle konuşmuş.kızımı çok beğenmişler...meddahı daha çok ön plana çıkarsaydınız keşke demişler.puanımız belli değil fakat jürinin dediğine göre oyun fazla mesaj içeriyormuş.öğretmenimiz mutluydu...benimse heyecanım bitmişti.
oyundan sonra dekorları toplamaya yardım ettim.onları arabalara yerleştirdik.sonrada kızımı alıp yemeğe gittik...
kızım mutlu muydu bilemiyorum...ben mutlu muydum...üstümden tır geçmiş gibiydi.sonrasında sınıf annesinin telefonda ağlamasıyla irkildim.birileriyle tartışmıştı.üstelik oyundan sonra velilerden biri okul idaresine gidip öğretmeni şikayet etmişti.bu insanlar ne kadar mal ya anlamıyorum...herkes birbirini yemekten ne anlıyor...niye kimse güzelliklerin tadını çıkarmazda birbirine kulp takar...inanın anlamıyorum...
öğretmen çocuklarımıza kıymet vermiş sahneye çıkarmış, 10 yaşındaki miniklere bir anı hediye etmiş.daha niye dövüşürsünüz.şükretsenize...ve kavga benim çocuğumun rolü niye az kavgası.ALLAHIM ya yetenek işi bu...boktan boktan çocuk yetiştirisiniz, rolünü bile ezberletmeden okula yollarsınız sonrada benim ki niye ön planda değil kavgasına döner iş...
ertesi gün akşam 5 te uyuya kalmışım, sabaha kadar uyumak bana iyi geldi.yorgunluğum dindi biraz.sabah kızı dersanlerden birinin deneme sınavına götürdüm.Allahım nasıl bir kalabalık anlatamam.kapıdan içeri giremiyoruz.yüzlerce çocuk deneme sınavı için gelmiş.geçen sene didimde birlikte tatil yaptığımız arkadaşıma denk geldim.onun kızıda sınava giriyormuş.kızları bırakıp pastaneye gittik.ben çekirdekli simit yedim.o bu sene gökçe adaya gidelim diye tutturdu.ben gökçe adaya internetten baktım.orası köy gibi bir yer ve ben öyle yerlerde panik bozukluğumdan dolayı daralıyorum.ona bunu açıkça söyledim ama o ısrarla bir kaç günde olsa gidelim dedi.kitapevini gezdik.kızları aldıktan sonrada kartalda çanakale şehitleriyle ilgili bir geçici müze açmışlar ona baktık.ekolojik pazarı dolaştık.
benim muhteşem kızımın 10 yanlışı çıktı.nedense sakindim.canın sağolsun dedim ...
hiç ders çalışmayan bir çocuk için gene iyi...
eve geldiğimde süpriz...evi benim adam temizlemiş.ama çok sinirli, homurdanıp duruyor...
burda olmak güzel...çok mutluyum burda olduğum için...blog beni mutlu ediyor...
6 Mart 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
İyiki annesin.. İyi ki öğretmensin.. İyi ki blogdasın.. İyi ki dostumuzsun.. İyi ki varsın..
Hoş geldin canım sevindim seni gördüğüme:)
Çok yoğun bir hafta geçirmişsin Allah kolaylıklar versin.
Bazı insanlar güzelliklerin tadını çıkarmak ve tebrik etmek yerine içine etmeyi marifet sanıyor ne yazık ki:(
Geçen sene tesadüf bu biz de Didimdeydik belki de karşılaştık:)
Oh sonunda geldin:) Canım ya sen bi mail at tel ver bişi yap ulaşamayınca olmuyor.
Seni okumak çok keyifli Öz'üm...
Hele sende keyifliysen daha da güzel!:)Yukarıdaki postu yoruma kapamışsın sanırım bende buna yazdım,tebrik ederim kızını ve seni:)
Yorum Gönder