28 Şubat 2011 Pazartesi

BU HAFTA SONU FARKETTİKLERİM

bu hafta sonu pek çok şey öğrendim.mesela kocamla karekter olarak ne kadar taban tabana zıttız.cumartesi günü onun sınıfıma gelmesini beklerken benim hayatımı, 6 saat nerede zaman geçirdiğimi, tüm gün hangi suratlara baktığımı görsün istedim.hani ben merak ederim ya heralde o da merak eder dedim.ama o merak etmedi.bense onun tüm iyi özelliklerini bir kenara atıp ''benim sınıfıma gelmedi''ye odaklandım.hatam buydu.bir noktaya odaklanmak.kacam için , benim hayatımı takip etmek bir sevgi gösterisi değilken benim için bu sevgi nişanesiydi.ama o sevgisini başka yollardan gösteriyordu ve o yollarıda ben tanımadığım için öfkeye kapılıyordum.

diğer farkettiğim şey, yeni tanıdığı insanlarla kaynaşamıyor.müthiş kopuk.kendini kapatıyor.oysa onu tanıştırdığım kişiler benim her zaman muhabbet ettiğim sevdiğim dostlarım.benim onları sevdiğim gibi kocamında onları sevmesini ve sıcak davranmasını bekliyorum.oysa o bunu idrak edemiyor ''yeni tanışmışım ne konuşayım''diyor.oysa ben yeni tanıştıklarmla muhabbet etmeye bayılırım.onlarla ilgili keşfedecek tonla şey var...

o kızı aldı tiyatro salonuna götürdü.orada tanıdığı insanlar vardı ama onlar ayağına gelip onunla ilgilensinler diye bekledi.kimse ilgilenmeyincede sıkıldı ve gitmek istedi..

hafta sonu kocamla ilgili farkettiğim bir şey daha şuydu ki, ona çok ihtiyacım olduğunda kaçıyor.mesela pazar günü gelin gelecek.her cumartesi evi temizleyen adam bu cumartesi sıkışacağımı bile bile evi temizlemedi.ve ben bir de buna öfkelendim.oysa o her zamanki gibi kaçma davranışı gösteriyordu.sen streslisin bana bay bay diyordu...bense iletişimde hayatı paylaşmak istiyorum.ama hatam şu ki, bunu isterken onun karekterine de , onun farklı yapısınada saygı duymalıyım.ben öyle istiyorum diye olacak diye bir kural olmamalı.mükemmliyetçi karekter burda devreye giriyor.ve bu mükemmeliyetçi karektere göre benim istediğim doğru ve karşımdakide bu doğruyu yapmadığına göre büyük bir yanlış.zaten evlilikte mükemmeliyetçi karekteriniz varsa kocanızın her hatası sizin oluyor.ve detaylara boğulup kalıyorum.bu kezde beynim çok yoruluyor.

annemin gelinle ilgili ağzıma sıçmaları sonucunda ve geçmişten gelen güvensizlik duygumla beraber , bilinç altımda annemi, görünürde gelini mutlu etmek için saçımı süpürge ettim.kız bana ''tuğba abla bu nasıl sence''diye sorduğunda aman annem mutlu olsun iğrenç görümce olmayayım diye ''canım benim , senin için ne güzelse benim içinde güzel o''dedim.yani beni ben yapan tüm karekterimi saklayıp, annemi mutlu edecek kisveye büründüm.anneme göre halalarım onu üzmüştü ve tüm görümceler üzerdi.gelini üzülmesin diye kendi doğurduğu kızına yaptığı eziyete bak.tabi hortlak gibi hortlayıp, kızın geldiğini duyunca telefon etti.kayak tesislerindelermiş.oranın ne kadar güzel, harika, eğlenceli bir yer olduğunu anlatıp durdu...zaten tüm yaz boyunca yazlığının ne muhteşem bir yer olduğunu anlatır kış boyuncada gezdiği yerleri...benim anlamadığım ise iki ay sonra kardeşimin düğünü var ve annemle babam paralarını çarçur ediyorlar.tabi benim mükemmeliyetçi karekterim çocuklarının düğünü için birikim yapmalarını söylüyor.

mükemmeliyetçi, karekterim bir yana farkındalık düzeyimde yüksek.bakın etrafınıza hayatında yaşadığı şeylerin farkında olmadan yaşayıp giden insanlar ne kadar da mutlu....bilmek=mutsuzluk...

aptal olmak isredim..nasıl olunur ki...doktor beni aptal yap...


4 yorum:

selinka dedi ki...

canımcım ben seni bazen anlamıyorum.neden annen istedi diye kendini zorluyorsun icinden geldigi gibi davran bence kendine fazla yükleniyorsun senin problem onları bırakamamanmı
bence benim annem öyle deseydi inanaki asla ilgilenmezdim.
icimden gelirse yapmayı tercih ederim yok ama zorlarlarsa istemem de yapmamda teyzem gelin aldı 3 yıl evine gitmedim teyzemi bana cagırıyordum.gelin hanım istemiyormuş.kocaya gelince e ne güzel sana güveniyor,ve ilgilenmiyor.benimkide vıcıgını cıkarır,bana güvensede genede kendine daha cok güvenir.herkes anladıgım kadarıyla elindekilerden şikayetci
bence uzun yıllar bir arada olunca böyle oluyor sevgilerimle

Sitare dedi ki...

hiç kimse için benliğinden,doğru bildiklerinden ödün verme.sonra kendine duyduğun özsaygını bitirirsin.
koca meselesi aslında ortalama her kadının meselesi.tavırları çok yabancı gelmedi bana.çok büyük beklenti içinde olma.ne de olsa bunların adı koca!!!

papatya dedi ki...

aptal derken ?umursamaz kendini delicesine seven yaptığı hatalara asla dönüp bakmayan bence abtallık bu bende istiyorum ama hiç heveslenme sonradan aptal olunmuyor bi şey daha merak ediyorum benim başıma geldi umarım senin başına gelmez olurya gün gelir annen gelin hanımdan nefret ederse seninde nefret etmeni isterse ne yaparsın benim annem ilk önce gelinini çok seviyordu onu tanımadan önce tanıyınca huyunu suyunu öğrenince midesi bulandı resmen önce gelinin uğruna ölmemizi istedi sonrada onu adam yurduna koymayalım istedi sen olsan ne yapardı (ben annemi dinlemedim gelinle muhabbete devam ettim etmez olsaydım gelin öyle içten pazarlıklı çıktıki kuyumu kazdı malisef annem haklı çıktı )

Ebru dedi ki...

O halde uyutulman lazım canım. O da mümkün olmayacağına göre aptalların mutluluğuna bakıp ne güzel ya demekle geçecek ömür:(

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...