sabah 8 de evden çıkarken biliyordum beni yoğun bir hafta sonunun beklediğini...normal insanlar , hafta sonunu severken ben hafta sonundan hiç hoşlanmıyordum.
kulaklığımı taktım, otobüsten indim...kulağımda yukardaki şarkı , köşeyi döndüm.iri yarı hoyrat bir adam yanında küçümen bir kızla , elindeki filiz marka şehriyeyi kuşlara atıyordu.bu bana çok keyif verd...içime sevinç doldu...
oysa sevinçle , gerçekte aynı otobüste idik.ama o ön kapıdan ben arka kapıdan inmiştik.her cumartesi ve hafta içi her akşam aynı arabayla dönüyoruz aynı muhitteki evimize.oysa hiç konuşmuyoruz.çünkü sevinç bir gün çantasından gazete kağıdına sarılmış bir böreği bana uzattı.oysa ben DELİYDİM ama o bunu bilmiyordu.çanta gibi bir şeyin içinden çıkan üstelikte gazete kağıdına sarılmış bir şeyi asla yiyemezdim.alıp o böreği , keşke çaktırmadan çöpe atsaydım.ama ben suratımı buruşturup ''onu yiyemem ''dedim.o da suratını asıp sanki babasını öldürmüşüm gibi o günden sonra bir daha benimle konuşmadı.
işte kuşlara arpa şehriye atan adamıgörüp im sevinçle dolduğunda sevinç, hızla okula doğru gidiyordu.kendini akıllı sanan sevinç...
her cumartesi kantinci ve karısıyla muhabbet ederim biraz.ben ilk sigaramı onlarla içerken kantincinin çirkin ama şık karısı , halasını, teyzesini, kaynanasını , özellikle babasını, kısaca yedi sülalesini BÜYÜK bir sevgiyle anlatır bana...yani ben herkesi sabırla dinlerim...ama burada sizin beyninize vıdı vıdı anlatırım...kolaysa git onlara anlat değil mi????
8 yaşındaki 7 si kız gerisi erkek 24 çocukla 6 ders yaptım.her cumartesi söyleniyorum gene söylenecem, o kadr çalışıp 6 ayda alacağımpara benim bir aylık maaşım kadar.ama bu parayı alıp ailemi yaz tatiline götürmek istiyorum.eğer bunu yapmazsam yazı annemin dırdırıyla onun yazlığında geçirecem...
çıkış saatimiz belli olmasına rağmen nerdeyse her hafta çocuğunu almaya gelmeyen biri yüzünden annesi gelene kadar çocukla bekliyorum.çocuğu bırakıp gidebilirim ama buna vicdanım izin vermiyor.bir anne çocuğunun çıkış saatini bilmesine rağmen neden o saatte almaya gelmez!!!veli milletinin alayından nefret ediyorum.
okuldan sonra kızıma söz verdiğim için sinemaya gitmek üzere alışveriş merkezine gidiyorum.oysa içim kalabalık o yerde olmak istemiyor.birlikte yemek yiyoruz.üçümüz...
biraz alışveriş yaptık..sonra kocam poşetlerle eve döndü.ve ben içim istemeye istemeye kaldım orda çünkü kızım mutlu olsun istiyordum ve bunun için sabretmem gerekti.birlikte tokalara baktık.kelebekli bir toka ona çok yakıştı..
sinemasaatini beklerken sinemanın hemen önündeki masada aslında tamda yıllardır hayalini kurduğum ve istediğim bir hayatı yaşadığımı farkettim...
bir kadın elindeki kitabı inceliyordu sakin sakin ve yanındaki kızda yeni aldığı zeka oyunun taşlarını dizmek için uğraşıyordu.ikisi o an birlikte mutluydular.ve anne ile kız arasındaki mutluluk bilmem kaç yıl daha böyle sürerdi....
o an birisinin gizlice bizim fotoğrafımızı çekip yıllar sonra bize vermesini çok isterdim...
film karmakarışık...ama çok güzel...oysa ben çizgi film sevmem...sinemada malum sorunumdan dolayı içim daralır, sıkıntı basar...gene sıkıntılıyıdım.babasıyla gelen çocuklara bakıp bakıp kocama küfrettim...sonunda film başladı.her yer karardı, içim daraldı derken filmin müthiş mesajları beni bir anda etkiledi...film hayallerinizin peşinden koşun diyordu, hayaliniz bir gün gerçekleşirse , yeni bir hayal bulup onun peşinden koşun diyordu.üstüne bir de hayalleriniz kesin gerçekleşir diyordu...
rapunzelin ailesine kavuştuğu sahnede ağlıyordum artık...hem ağlıyor hemde kendime kızıyordum, niye salak gibi ağlıyorum diye...oysa yanımdaki adam küçük kızına ''korkma kötü bir şey olamayacak''diyordu.ben kendime ne zaman korkma kötü bir şey olmayacak diyecektim bilmiyordum.oysa ben filmin sonunu biliyordum.filmin sonunu bile bile niye bir çizgi filme
ağladığımı ise hiç bilemiyordum...
sonunda film bitti.akşamın 7 sinde.otobüs bekleyip eve gelene kadar 8 oldu.12 saat süren evin dışı maratonu bitmiş oldu ki o da ne...dün kapımızı çalan karşı komşu bugün Kuran okumam var diye davet etmişti ve kapının önü ayakkabı doluydu.demekki bu evde önemli bir şey var dedim.normalde böyle ayakkabı olmaz.karşı komşumdan haberim yoktu ...Kuranınıza gelemedim henüz eve döndüm dedim.hayırdır diye sordum.meğer oğlu askere gidiyormuş.
artık evdeyim...yarınki pazar kabusuna hazırım.yarın misafirim var hemde sürekli negatif eletrik saçan biri....tüm gün baraberiz...
8 Ocak 2011 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
6 yorum:
biliyormusunuz sizin yaşadığınızı anlattığınız gün, bir başkasının özlediği gün aslında!
Tüm çocuklu aileler birer veli,içlerinde birkaç duyarsız insan için diğer diğerlerine haksızlık değilmi?
12 saat maraton büyük sabır.
sonsuz kuyu , evet bunu biliyorum.vurgulamak istediğim şeyi vurgulamayı becerememiş olabilirim.aslında niyetim şikayet değildi.
ayşen, bunu yazarken velilerle ilgili bölümde bir çok kez yazıp sildim çünkü tepki alacağımı biliyordum.
veli profili yaşadığın bölgeye göre değişir.ama benim velilere bakış açım sert çünkü yaşadığım ve gözlemlediğim çok şey var.belki bir gün anlatırım yada hiç anlatmam.ama benimde bildiğim bir şeyler var....
haksızlık değil.çünkü bende bir veliyim.bazı şeyleri söylemek istemiyorum ama veli konusunda kesin yargılarım var.
bence velin haksız.bende anlayamıyorum sacına onca emek ceken yada makyajıyla saatlerce ugraşan anneler neden cocuklarını o saate kadar bekletir ve buda yetmez her hafta tekrarlar cocuga kıysam bende yaparım koyup gitmeli senin anne olarak zamanın kıymetliyse ögretmenin daha kıymetli.cocuguna ders vermek için para ödüyorsun beklemesi kul hakkı.onun cocuguyla olan zamanını calıyorsun resmen..sen cocuguna zaman ayırmassan başkası hiç ayırmaz ama onuda kendine sermaye eden kadınımız cok malesef.burda bize ögretmen cocugunuzu 1 haftadır saat 3de alın dedi halbuki 7 ye kadar ama biz eşimle konuştuk son 2gün 2 de aldık sonraki günlerde göndermedik.istemiyor zorlamak yerine güzellik olsun dedik.onunda bayramı bizim gibi saygılı olmalı herkesin hakkına dedem der yan dur sol dur ama dogru dur der.herkese kendine davranılmasını istedigin gibi davranalım canım.Allah sana kolaylık versin ben 2 cocukla baş edemiyorum.ögretmenlik cok zor ve kutsal bir meslek emegine yüregine saglık canım....
Velilere haksızlık ettiğini düşünmüyorum aksine bir veli olarak sonuna kadar hak veriyorum.
Aslına bakarsan böylesine samimi anlattığın bir gün özeti içerisinden bunu çıkartıp almak hoş değil.
Yabancılaşmaya direnemiyoruz ev içerisinde bile yaşıyorken kapı komşumuzla kaçınılmaz.
Hayallerimizin gerçekleşme olasılığından söz edriz bazen ida ile mesela ne oldu hayal ettiğiniz şeylerden der sen oldun daha ne olsun derim bence yeterli değil mia nne hayalin der. yeterli der susarım büyüdüğünü görmeyi hayal ettiğimi ekler susarım.
Yorum Gönder