bir duygu insanı olarak bugünüde duygu içinde geçereceğim galiba.oysa bugünün özelliği ne?karneler alınıyor.bir dönem bitiyor.meslek hayatımın 14 . yılının yarısı bitiyor.
oysa karne almanında çok esprisi kalmadı.e okuldan herkes notlarını öğrendi.hatta öğretmenlerle not pazarlığına girenler bile oldu.ben o tarz şeyler yaşamadım.kimseye 1 vermedim genelde notları yüksek tuttum.aslında bu yıla kadar herkese hak ettiğini verirdim ama değişen dünyayla birlikte değişmesi gereken bazı tutumlarda var onu anladım.
ben küçükken karne günleri özel ve güzeldi çünkü öğretmenimin eline dokunabildiğim tek özel gündü.saygıyla elini öpmek ne güzeldi.küçükkende duygusalmışım demekki...şimdi çocuklar el de öpmüyor.duygusuz , tepkisiz alıyorlar karnelerini.
ömrümde hiç taktir almadım mesela.bizim zamanımızda taktir almak zordu.böyle olmasına rağmen üniversiteye girip , bitirdim...ama hep teşekkür alırdım.lise 1 deyken sadece bir kez ikmale kaldım.matematikten.onuda verdim zaten.
üniversite sınavına iki kez girdim, ikisindede kazandım.öğretmenlik tercihim oldu.okuldaykende sınavlara çok çalışırdım.derslerden hiç kopmadım zaten benimki gibi bir anneyle kopmak mümkün değildi.
şimdi her şey daha kolay.ama işe yerleşmek daha zor galiba.kps yede girmedim.o zaman iyiki kps yoktu.
lise hayatı güzeldi.ama benim için zordu.müthiş bir baskı vardı üzerimde.panik bozukluğun o günlerin eseri olduğunu düşünüyorum.inatçı bir ergendim.bakalım kızımdan çekecekmiyim yaptıklarımı.
üniversiteyi ailemin yanında okudum.yaşadığımız şehri ben seçmiştim.benden 1 yaş küçük kız kardeşim o esnada istanbulun en iyi okullarından birinde çok iyi bir bölüm okuyordu.erkek kardeşimde fen lisesindeydi.aile için mutluluk verici bir tabloydu.o dört yılla ilgili hatırlamak istediğim tek şey çok ders çalıştığımdı.ciddi ciddi fazlasıyla çalıştım.oysa okul mesleği değil teoriği öğretiyordu.
haziranda okulu bitirip ekimde mesleğe başladım.istanbulu kendim istedim çünkü doğuya gitmek yada bir köyde yaşamak bana göre değildi.oysa istanbulda varoş bölgelerden birine çıktı tayinim.yaşadıkları bölgeden hiç çıkmayan , denizi hiç görememiş, duygu dolu, sevgi dolu çocuklarla yaşadım.bugünde beni en çok arayıp soran onlardır.bunun nedeni mesleğin ilk yılları olması nedeniyle fazlaca ilgi göstermiş olmam mı yoksa o bölgenin kadirşinas tavrı mı bilmem.
ilk yılımda sınıf öğretmenliğide yapmadım üstelik sınıf öğretmeni olmama rağmen.sebebi öyle bir okuldaydım ki, branş öğretmeni hiç yoktu ve ortaokul kısmı yeni eklenmişti.yan alanım ingilizce olduğu için ingilizcelere girdim.üstüne sosyal bilgiler ve turizm.haftada 30 saat ders....
ertesi yıl sınıf öğretmenliğimdeki ilk yılım oldu.hemen kendi işimi yapmak istediğimi belirttim ve birinci sınıf aldım.aman yarabbi!!!meslekteki ilk tecrübem ve 57 kişiyle birinci sınıf!!!!korkunç değildi ama yorucuydu.yıllar sonra şimdi anlıyorum ki en çok mutlu olduğum ve başarılı olduğum sınıf birinci sınıf.bunu o günki , başarılı olmak için harcadığım çabaya borçluyum.nişanlım askerdeydi, istanbulda tek başımaydım ve tüm hayatım o 57 kişiydi.gerçekten tüm hayatım onlardı.
kızım doğduğunda onlardan ayrıldım ve bölgemdeki güzel bir okula tayinim çıktı.4. yılımdı ve öyle bir okula gitmem rüya gibiydi.tabi oradada birinci sınıf ve fazlasıyla efor sarfettim.bu kez anneydim de , öğlen aralarında koşarak eve gider , kızı emzirip görevime dönerdim.çok fedakarlık ettiğim ve yorulduğum yıllardı.bir veliye kızdım ,müdürün tavrıda hoşuma gitmedi o anlık sinirle tayin istedim ve o esnada bu bölgenin en iyi okullarından birine sırf o sene 12 kişi ağaya kızıp tayin istediği için o şansla tayinim çıktı.puanım 60 dı ve normalde oraya 200 puanla giriliyordu.şans işte dedim ama sonra anladım ki şanssızlıklarıda olacaktı.
okul acayip adaletsizdi ve yeni gelenlere mutlaka en kötü sınıfları gagalıyorlardı.ilk yılımda 15 kişinin çete olduğu bir sınıfta ömrüm gitti.ilk el uyuşmalarım ve ilk depresanım o yıl geldi.bundan iki yıl sonra içtiğim depresanın etkisiyle o sınıfta beni çok yoran bir çocuğu rüyamda bir güzel dövdüğümü haytırlıyorum.ve rüyayı hiç unutmuyorum.o kadar sinir etmiş beni ve o kadar içime atmışım.
sonraki sınıf seçme sınıflardan biriydi ama 3. sınftan aldım onları.onlar mezun oluncada şimdikilerle geçen yıl birinci sınıftan başladım.şimdikerle sorun yaşamıyorum.kendi sınıfım olduğu için çok rahat.benim kurallarıma göre gidiyor her şey.zaten bunlarda olgunluk dönemime denk geldi.
tabi bunlar gelişirken kızımında okul dönemi geldi.bu okul kızımıda yollayabileceğim iyi bir okul olduğu için avantajlı hale geldi.şansımızdan iyi bir öğretmene denk geldik.bende öğretmenimiz arkadaşım olmasına rağmen asla saygıda kusur etmedim.işine burnumu sokmadım.eğer sınıftaysa tenefüslerde sınıfına dahi girmedim.gerekmedikçe onu meşgul etmedim.kızımda Allahtan beni zor duruma sokmadı.ilk iki yıl ders saatlerimiz uyuşmadığı için benim sınıfımda kaldı iki saat.sonra geçen yıl evde tek başına bekledi.benim için her ikiside korkunçtu ve duygusal olarak beni çok yaralamıştır.fakat inatla okuldanda , öğretmendende vazgeçmedim.evimin dibinde tonla okul olmasına rağmen sabırla kızımın sınıfından mezun olmasını bekliyorum.o bitirdiğinde bende şimdikileri 5. sınıftan mezun etmiş olacam ve eve yakın bir okula gelerek hayatımı tamamen kolaylaştıracam.
bunları size niye anlattım.içimden geldi..heyecanlıyım...evde yalnızım...kendi kendime konuşamayacağıma göre yazdım...birazdan hava soğuk olmasına rağmen güzel bir elbise giyip kuaföre gidecem.kendişmce özenli olacam.bu özene kimse layık değil ve değmiycek bile ama ben buyum ...benim hikayem bu...
ve
belkide
ben
değmiyeceğini bilmeme rağmen
ısrarla
bu
hikayeyi
yaşatacam.....
28 Ocak 2011 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
5 yorum:
Senin hikayeni keyifle okuduk. Mutlu olduk. Sen de mutlu ol...
''karne günleri özel ve güzeldi çünkü öğretmenimin eline dokunabildiğim tek özel gündü.saygıyla elini öpmek ne güzeldi.''
VE BENCE SENDE ÇOK GÜZELSİN BÖYLE GÜZEL BİR KALBİN VE TÜM BU ANILARI YAŞATAN BİR RUHUN OLDUĞU İÇİN:)
Diliyorum kızımın ögretmenide senin gibi değerlere sahip bir ögretmen olsun.
Sokakta görsek hazırola geçerdik öğretmen karşısında şimdi enteresan bir nesil. Sabah İda ya heyecanlı mısın dedim yooo diyor:(( Zaten günler önce karneye bakılmış internette. Akşama kadar babamı beklerdim acaba kızcak mı beğenecek mi diye.
Değmese de sen kendine bak boşverr..
Eşim akşam üzeri 4 de aradı doğum günü için oysa ben takılmazdım saol dedim kapattım:( Herhangi bir şey aldığını da sanmıyorum:)
kimseye degmese bile kendin icin deger yaptiklarin sevgiyle kal pek gelemedim hastalik falan kendine ii bak.
Yorum Gönder