15 Ocak 2011 Cumartesi

15.01.2011 şeker doktor

sabah 7.30 evden puaça almak üzere caddedeki fırına doğru çıktım.her cumartesi puaça alır eve bırakırım .çünkü babası uyanana kadar kızm aç aç beklesin istemem.
8 de tam olarak evi terk etmiş oldum.biliyorum ki bugün benim için uzun ve yorucu bir gün olacak.''hafta sonlarından nefret ediyorum'' sözümü gene tekrarlıyorum.

2 ye kadar okulda verdiğim kurstaydım.bugün kurs ta tam bir ızdırap, çünkü aklım 5 teki psikiyatrist randevumda.okuldan çıkıp köfteciye gittim.karnımı doyurup eve uğramadan yola çıktım.yol 1 saat , otobüste ve ayakta  geçti.kadıköye vardığımda sahilde bir yere oturup denize karşı bir sigara yaktım.sabah beri çok sigara içtim.sanki yan tarafımdaki adam beri rahatsız etti.yarısında södürüp bostancı dolmuş durağına yürüdüm.işte o vakit ne yanımdan geçen insanları, ne denizi ne de kadıköyün güzelliğini görebiliyordum.kulağımda saatlerdir çalan şarkının bile farkında değildim.içimde stres , her doktor görüşümde yaşadığım o boktan telaş...

doktorun sekreteri yerlerini bana tarif etti telefonda.kitabımın en arka sayfasına yazdım muayenehanenin adresini.içimde hiç bilmediğim bir yere gitmenin korkaklığı ama bir yandanda her işimi kendim yaptığım için ''nasılsa ki bulurum''rahatlığı...iki farklı duygu yanyana...oysa kocamın yanımda olmasını çok isterdim.

kolayca buldum.doktorum güzel ama cırtlak sesli sekreteri çok güzel tarif etmiş.ama zamanı iyi ayarlayamadığım için randevuma daha 1 saat var....börekçide ÇAY içtim.peş peşe sigara yaktım ve toplamda sadece 15 dakika geçti.iyisimi gireyim muayenehaneye dedim...

rahat , ferah , beyaz oyalı, bol çiçekli , muhteşem kokan ve kocaman beyaz sehpanın üzerinde envayi çeşit derginin bulunduğu salona girdim...sekreter ''kolay buldunuz mu?''dedi.''harikasın''dedim.

o kadar derginin içinde bir İKEA katoloğunu bulup karıştırmaya başladım.içinde ne vardı diye sorarsanız hiç birini hatırlamıyorum.sonra kapı çaldı neşeli bir delikanlı ''baba''diye seslenerek içeri girdi.elindeki bileti diğer doktora heyacanla gösterdi.sanırım gs nin açılış biletiydi, mutlulukla giderken babası arkasından şöyle dedi ''kendine iyi bak oğlum!!!!!''.baba- oğulun iletişimi güzeldi.belki baba-çocuk iletişimide diyebiliriz buna...

sonra zil çaldı iki kadın girdi içeri.biri odalardan birine girdi , diğeri karşıma oturdu.çantasından hemen bir kitap çıkarıp TERSTEN okumaya başladı.Kuran olabilir diye düşündüm ama kapağında lale resmi vardı.bir kaç dakika sonra yanındaki poşetten iki Kuran daha çıkarıp, açmasıyla birlikte tekrar büyük bir şevkle okumaya başladı...

ben huzur veren o hafif müzik sesini dinliyordum tüm bunlar olurken.''şimdi ben bu doktora ne anlatacam, son günlerdede aksine çok iyiyim''diye düşünüyordum.ama düşüncelerime odaklanamayıp birden düşündüğüm her şeyi bir boşluğa bırakır gibi bırakıyordum.

nihayet doktorun odasından koca popolu , genç bir hanım çıktı.bana baktı ve gülümseyerek''benim yüzümden beklediniz özür dilerim''dedi.kibar insana ben bişey diyemem....

neşeyle karşıladı beni şeker doktor.sanki bir buçuk saattir az önce benden özür dileyen kadınla çalışmamış gibi...
''oooo tuğba 2.5 senedir nerelerdesin, çok olmuş görüşmeyeli''dedi.hıh...gene sana döndük şeker doktor.her yol ya gastroya ya sana çıkıyor...başka yol yok galiba dünyada...

2008 ağustosundan beri hayatımda nelerin değiştiğini sordu? artık ölmeyeceğimi biliyorum, daha sakin ve huzurluyum.kızım artık saatlerce evde kimse olmadığı için benimle kalmıyor.babası öğleden sonra evde, artık kendime zaman ayırabiliyorum.ev borcu için tasalanmıyorum dedim.sonra bana çok ilginç gelen birini sordu AĞA NE YAPIYOR dedi.başka okula gitti dedim sevinçle...

sonra ona durumu özetledim.yani 2.5 sene önce geldiğim yakınmaların dışında yeni bir şey yok.boşa geçmiş 2.5 yıl...hazirana kadar paxili içtiğimi söyledim.bırakırken keşke beni arasaydın dedi.işiniz var meşgul etmek istemedim dedim...

şeker doktora göre haziranda bıraktığım paxilin ardından 3 ay sonra geçirdiğim ülseratif kolit atağı tesadüf değil, üstüne teyzemin evinde gördüğüm tansiyon aletiyle tansiyonumu ölçüp gene tansiyon takıntıma geri dönmem de tesadüf değil.bende varolan şey alevlenmiş.

''doktor bey, neden diğer insanlardada olmuyor.baktığım zaman yaşıtlarımla aynı sorunları yaşıyorum fakat herkes sapasağlam ben haşatım''dedim

GEN HAVUZU...boktan gen havuzu...anne ve babadan alınan genlerle bendeniz sülalenin delilerinin genlerini almışım.üstüne 14 yaşıma kadar yaşadığım dönemde bu genler iyice şekillenmiş ve karekterimi oluşturmuş.bu mal karekteri buna borçluymuşum.ne yapacağız peki?birlikte tuğbayı tanıyacağız ve onun bakış açısını ve hastalıklara verdiği anlamı anlayacağız.böylece büyük oranda sorunumuz çözülecek.bu ne kadar sürecek en az 1 yıl yada daha fazla.fakat ilaç ŞART ...

doktor bey, paxille birlikte 30 kilo aldım dedim.peki bıraktıktan sonra kilo verdin mi diye sordu.vermediğime göre kilo almak paxilden değilmiş.ben lustral dedim ama onun doz ayarını yapmak gerekiyormuş PROZAC tam benim kişiliğime uygunmuş.boktan kişiliğime:)))prozac zayıflatıyormuş ve bende zayıflayacakmışım onu içince.uykum azalacakmış, o yüzden sabahları içmeliymişim.daha ben bir saat önce çok iyiyim ilaç felan almam derken birden kendimi ilaç pazarlığında buldum o buskas dedi ben atarax ...derken ataraxı kabul etti..zaten ben onu gerekmedikçe içmem.gevşetir başkada bir fonksiyonu yok.eskiden biliyorum.sahi benim geçmiş baya bir kabarık dosya olmuş....

kocamı soruyor ısrarla.iyi bir insan ama ruhsuz diyorum.. KAÇTIĞI için böyle davranıyormuş.ona ne sunduğum çok önemliymiş.

sonra kardeşlerimle ilgili tefarruatlı sorular geliyor.kız kardeşimle hep dövüşüyorum, annemle hep dövüşüyorum diyorum.BEN ZATEN KİME KIZSAM DÖVÜŞÜYORUM...
harika özelliklere sahipmişim.benim sahip olduğum özelliklere çoğu insan sahip olamazmış.iyi kalpli , akıllı , çevresine faydalı biriymişim AMAAAA aileme bambaşka bir yüzümü gösteriyormuşum AZRAİL YÜZÜMÜ...onlara o yüzü gösterdiğim için onlar benim gibi bir meleği azrail sanıyorlar.hıh bulduk bir kırılma noktası.bu konuda ilerde detaylıca konuşacakmışız.

ve daha bir kaç şey...

merdivenlerden indim.bir sigara yakıp bağdat caddesinin akşam trafiğine aptal aptal baktım.kulaklığımı taktığımda yukardaki şarkı çalıyordu.tüm gün çalan şarkıları duymayan kulaklarım birden bu şarkıyı duydu.acaba bu bir mesaj mıydı?

kadıköyde kısa bir tur attım.akşam 20 de eve ulaştım.kızım uyumuş.normalde bu saatte uyumaz.ben yokken depresyona mı girdi dedim.annem gelince beni uyandır demiş babasına.az önce uykusunda konuştu.içimi yakmak için bunlar yetti.(hele 14 yaşına kadar oluşan kişiliğide öğrendim ya bittim o an)

kocama günü anlatırken o da telaşla bana saçma sapan şeyler anlattı.sözümü keserek .sonunda bugün ateşim çıktı dedi.KAÇMA...:)

şeker doktora göre çevremizdekiler değişmeyeceğine göre biz değişeceğiz.ilacı kabul ettim çünkü kalpkasım yada barsaklarım zarar görsün istemiyorum.huzurlu bir insan olmak istiyorum.kesinlikle deli filan da değilim.çoğu akıllı geçinenden iyi olduğumada eminim...

yarın....öyle çok işim varki...birde kankim gelecekmiş...kankimin kankisi almanyaya gitti.artık bana ağırlık verecekmiş.son günlerde çok sıkılmış, benimle sohbet etmeye ihtiyacı varmış.bak sen :)))!!!!

13 yorum:

pinar dedi ki...

ahahah en sonki kisma cok guldum kankinin kankisi gitmis demek sana agirlik verecekmis bu lafi bana biri dese deil kankim meraba meraba seviyesinde biseye donusur gozumde:)Ozum bencede sen cook iyisin kimseyi kirmadigin icin kendinle savasiosun oyuzden yasadiklarin sallla gitsin be:)

Profösör dedi ki...

"Çivi çiviyi sökermiş" Dostların öarken sen bütün olumsuzlukları atacaksın. Nah buraya yazıyorum. Bu arada da sigarayı da bırakacakmışın gibi bir his taşıyorum aslında. Kitapları seviyorsun ya, kitap okuma tutkun sana büyük yardımcın olacak.. Dostların da..

Unknown dedi ki...

Merhaba ; hayat çok güzel , bende kafaya çok takan bazen de taktığım şeylerle konuşacak kadar üzülen biriydim.Şimdi takmamayı öğrendim.Geç oldu ama güç olmadı :))) çok rahatladım.Blog da etkili oldu hatta.Düşünmeye fırsatım olmuyor zamanlada unutuyorum.Aldığım kiloları ,çikolatayı bırakarak bide şerbetli tatlıların şerbetinee ekmeği banmayı bırakarak ,verdim .Annem beni dünyaya benzetiyordu.Şimdi o halimden eser yok :)) Barıştım kendimle.Huzurlu ve mutlu günler seninle olsun.iyi geceler

Deli Anne dedi ki...

Pınar'a katılıyorum: bu tip dertlerle uğraşan insanlara bakıyorum da hep etraflarınkilere çok hassas, duyarlılığı yüksek ve duygusal insanlar oluyorlar.. ve niyeyse aileye zor taraflarını gösteriyorlar.. azrail demişsin ya..

huzuru tam bulmak mümkün değil zaten ya.. dilerim mümkün olanı bulursun.. bence inanmak, inanmak, inanmak gerek. yapabilirsin!

İkiz Annesi dedi ki...

Kolayı değilde önemli olan zoru başarmak değil mi.Genç kızlık yıllarımda yaşadığım bir kaç nahoş olay neticesinde şu an delice hatta asla yapmam dediğim bir şey yapmış intihara kalkışmıştım.Şimdi aaa yok canım öyle şey olurmu o da yapılır mı falan demeyin bazen düşünme yetileri insanı terk ediyor:(Uzuuuuun psikolog görüşmeleri ilaçlar uzun bir tedavi ve sonuç mu geçti.Ama zor geçti her şeyden önce bununla benim sadece benim başa çıkmam gerektiği gerçeğini kabul etmem gerekti.Evet etrafımızdaki insanların varlığı güç veriyor ama arada sanki o bile yetmiyor.Uğraşacak şeyler buldum ki sizin çocuğunuz var yani dimdik durmak için önemli bir sebebiniz var.O zamanlar ben işe vurmuştum kendimi neredeyse 14 saat çalışıyordum deli bir tempoyla işten çıkıp otobüse bindiğim saniye camdan dışarı bakmak yerine kitap okuyordum.Dinlediğim müziği değiştirdim yani kısaca kendimi ayakta tutmak için ne gerekiyorsa onu yapmaya bu arada etrafımdakileri kırmamaya gayret gösterdim.
Kolay olmuyor hiç kolay değil insanın kendinle savaşması ve ayakta kalmaya çalışması umarım sizin için biraz daha kolay olur.Tek gereken ben yapacağım demek ve buna inanmak.
Uzun oldu kusura bakmayın ne olur bu arada bu olayı uzun seneler sonra ilk defa dile getirdim.Geçse de unutulmuyor demekki.
Sevgiler..

Adsız dedi ki...

Tuğba,çok güzel,çok anlamlı bir isim.Adın gibi hayatında güzel olacak sevgiler.

Ebru dedi ki...

Canım ben bu randevulardan ne zaman çıksam sadece soyulmuş hissediyordum. Prozac kullandımuykum gelmiyordu atarax kutuyla yutsam olmuyordu kasti direnç gösteriyorsun bile dedi.Bir gün eşimle yol boyu tek tek attık ilaçları onlar olmasa yaşamayacakmışım gibi hissettirenlerden nefret ettim günaydın diyeni vurma noktasına geldim ne oldu da iyisin dersen hiç. Kaza geçirip ölüme yaklaşınca başkasına ihtiyaç duyarak yaşayınca bir süre değilsem bile iyiyim dedim.

Ebru dedi ki...

Canım canımm 2011-1995 =16 yıl önce ölmüş olacaktım şaka gibi derken gülerek yazıyorum ikiz annesi gibi annem bazen yüzüme vurur yerin dibine geçerim ama olmasam şimdi İda olmayacaktı adımı annemden başka anan olmayacaktı. Sülalede adım deliye çıkmıştı şimdi zaman zaman dibe vursam da sabaha kimse bilmez anlamaz. Güçlüsün güçlüsün lütfen farkına var.

Adsız dedi ki...

sevgili özüm prozac dünyada yasaklandı ben daha önce kullanmıştım. senin şeker dr nerde yaşar anlamadım. cok kızdılar,sonraki dr sakın kullanma ataraks daha iyi.gecmiş olsun canım 2-3 gündür nete fazla zaman ayıramadım.sevgilerimle canım gecmiş olsun...

zuzuların annesi dedi ki...

öyle içten yazmışsın ki soluksuz okudum...
Yaşamayan bilmez,vardır elbet her sıkıntının bir sebebi...İlaçlı yada ilaçsız sağlıklı günler diliyorum sana...Ve bence gayet iyisiniz...

Sitare dedi ki...

prozaclar ataraxlar benim de geçmişimde yer tutarlar.seni okudukça,samimiyetini iliklerime kadar hissettim.çok benziyoruz.daha doğrusu benziyormuşuz.şu genler var ya kahrolası genler benim de derdimin çoğu bunlardandı işte.aile dizimi diyte bir şey var belki duymuşsundur.o mudur acaba ikimizin de ortak sıkıntısı.ben nispeten aştım o çok bela günlerimi.ama hala ailemle aramda bir kalın duvar.sebebi hep onlara atıyorum .tüm suçluyu onlar olarak görüyorum ben.anlatasam epey uzun bir post olur.burada durayım.evlatlarım ve eşim çok bağlıyor beni hayata.tek çocuk hele ki biraz büyüdüyse yetmiyor.bir bebek daha bir enerji getiriyor eve.huzur verdi bana en azından.bilmem ki bu da bir çare midir sana,bana bizim gibilere??
tez zamanda şifa bulman,blogda sık sık yazman dileğiyle...

Ebru dedi ki...

Neredesin herşey yolunda mı?

İkiz Annesi dedi ki...

Arkadaşım iyimisin dünkü postunu göremedim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...