büyük buluşmaya bir hafta kala içim yazarla dolu okuyorum, okuyorum...
önce ben daha küçükken yazdığı öykü kitaplarını okudum.hım öyküdense roman daha çok yakışıyor ona.oysa o eğer bir kalıp olsaydım ben öykü olurdum diyor.zaten tezatları çok. mesela çok iyi roman yazıyor ama öyküyü seviyor, ülkemizde kitapları çok satıyor ama o başka ülkeleri geziyor...
neyse ben nilsu barana takmış durumdayım.henüz kitap bitmedi ama nilsu baran nedir, hayatını nasıl devam ettiriyor merak ettim.netten bilgiye ulaşamadım.belki o da tom gibi intihar etmiştir.babası kendini yavaş yavaş öldürdü mü?selenin hayatının devamı nasıl gelişti?bunları bilmek isterdim.belki o gün buluştuğumuzda sorabilirim.
artık az vakit kaldığı için biraz heyecanlanıyorum.dilim tutlursa yada konuşamazsam gibi kaygılarım yok.rahatça sohbet edeceğimi biliyorum.ilk defa uzaktan tanıdığım biriyle başbaşa kalacağım.
mesela uzun yıllardır blog yamama ve hiç görmesemde yürekten sevdiğim blog dostlarım olmasına rağmen henüz onlardan biriylede tanışmış değilim.bu duyguya uzağım.ama neden olmasın?
bir yandanda hayatıma bakıp korkuyorum.gittikçe içime kapanır oldum.mümkünse sohbet bile etmeyeyim.sabah 5 te kalkıp benimkileri evden yolladıktan sonra öğlene kadar kitap okuyup nette geziyorum.oysa farklı şeylerde yapmam lazım.ama ne?
tamam bunlar benim zevklerim ama oburca bir iştahla bunları tüketmek istemiyorum.
nihayet hayatımda artık kendim için bol zamanım var.bunu güzel geçirmek lazım.ama hayat öyle boşki....doldurmak öyle güç ki...
belki kadınlar bunun için yeni bir çocuk doğuruyorlar.böylece kafadan 6 yıl hızlıca geçiyor.ama ben biliyorum ki, yeni bir çocuk beni mutlu etmez.
kitaplarda okuduğum o insanlar gibi sıra dışı bir hayatım olmaz.ama bir güç beni itiyor.keşke herkes gibi tv den zevk alan biri olsaydım.önüne geçer saatlerce onunla oyalanırdım.ama imkansız...
öyleyse orta sınıf bir kadın ne yapar?
3 Kasım 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Kendinizi iyi ifade ediyorsunuz. Takip ediyorum sizi. Kitap okumayı sevmeöniz kadar başka değer varmıdır hiç. Mesela sizin hayatta en önemli şey hakkındaki düşüncelerinizi bizim gibi ziyaretçilerle paylaşmanızı istesek, çok şey istemiş sayılır mıyız?
Bana gelijnce;
"Mim" Benim için "Yedi önemli, ya da ilginç şey"
1. Zır zır ağlayan çocuğun kulağına bir şeyler fısıldayarak onun zırrrrrrlamasını anında kesebilirim. Yanaklarında gülücükler başlar.
2. Seversem sevilirim. Döversem dövülürüm. Bir arap atasözünde ifade edildiği gibi yaşarım. "Men dakka dukka" "Çalma kapıyı çalarlar kapını" atasözünü daima dikkate alırım.
3. Terazisi hassas olan dostlarla arkadaşlık kurarım. Onların terazileri patetes soğan tartmayacağına göre; altın ve mücevherat tartacaktır. Dengeli hayat duyarlı ve tutarlı yaşamaktan geçtiğine inanırım.
4. Dokuz karpuzu bir koltukta taşımayı severim. Yazarım, çizerim, canlandırırım.
5. Çocuklarla çocuk, yaşlılarla yaşlı olurum.
6. Mızıka çlmayı severim. Çantamda en az beş on tane mızıka taşırım. Nerede bir sümüklü çocuk görsem ona hediye ederim.
7. Pozitif yaşarım. Müsbet duygular yansıtırım. Organik yaşamayı severim. Pazarda kurtlu elma ararım. Elmanın sağlam yerinden ısırırım. Kurtlu tarafında yaşayan kurtçukların hayatiyetini devam ettirmesini isterim.
Not; Bu "mim" olayı ile bir şey demek isterim. Eski yazıyla yazılmış bazı evrakta önemli yerler için "mim" harfi kullanılmış. Çünkü arap "elif ba" sında "mim" harfi vardır. Acaba diyorum; mühim kelimesinin baş harfi de mim olduğuna göre, mühim'in mim'i mi esas alınmış. Önemli yedi şeyi aklıma gelenleri yazmış oldum. Sürçi lisan ettiysek affola..
Orta sınıf kadın gibi bir sınıflamaya karşı olarak, sadece ne yaparsını düşündüğümde; yazıyorsun ya? daha da çok yazabilirsin, çizebilirsin, ya da seni en mutlu eden şey ne ise; elinle bir şey yapmak, okumak, bilmiyorum işte, onu bulabilirsin. Yapacak b,ir sürü şey var aslında. Yeterki gönlüne dokunanı bul.
Yazarla buluşman için de iyi eğlenceler, güzel paylaşımlar diliyorum sana.
Yorum Gönder