verdiğim biyografiyi okumuş.dediki ''sen ne zaman yazacaksın biyografini?''
''aa ben aslında hep yazıyorum.bir bloğum var''dedim.
ısrar etti.lütfen adını söyle dedi.
çok özel dedim kimseyle paylaşmam.ama okuyabilseydin bambaşka birini bulurdun ve beni asla tanıyamazdın.
çok ısrar etti.baktı ki öğrenemiyor , kendi özünü anlattı bana...küçük bir oğlanken öğretmeninin tahtada ona otobiyografisini anlattırıp , şaşırmasını anlattı.
bunları niye mi yazıyorum?
biri benden bişeyler yazmamı ilk defa istiyor.ona taşıdığım onca kitaptan sonra , ''yazabilirsin''diyor.
ve ilk defa biri kitaplar hakkında konuşalım diye tutturuyor.yani normalde bizim toplumda hiç kimse babasının hayrına bu muhabbete girmez.
birden içim tuaf oluyor.birisi özümü hareketlendiriyor.asla ait olamayacağımı düşündüğüm bir yere doğru gidiyorum.
oysa her şey o kadar basit ki...muhabbet öyle sıradan ki...kimbilir unuttu gitti mi ki...
sonra kendime sormaya başlıyorum.aslında bende varolan özü kaybettiğim için mi tüm bu sıkıntılanmalar...
aslında iyi bir evlilik hayatımızın yarısını kurtarır.şöyle kendi ruhumdan biriyle daha mı iyi anlaşırdım...13 yıl önce algıladığım dünyayla şimdiki dünya ne kadar farklı...
12 Ekim 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder